Devrim Literatürü, Norman Geras, EPOS Yayınları, 2021

Bu görselin boş bir alt özelliği var; dosya ismi: devrim-literaturu-tam-kapak.jpg

Norman Geras’ın Devrim Literatürü’ne kapak fotoğrafını çeken olarak kameraman olarak bir değerlendirme

Onur Berkay SUİÇMEZ

ANKARA

Türkçe çevirisi EPOS Yayınları tarafından basıldıktan sonra, kitap kapak fotoğrafı olarak kullanılan “Kardaki Gençlik” fotoğrafını Ocak 2015’te ODTÜ Devrim Stadyumu’nda çekmiştim. Kitabı okudum ve değerlendirme yapma fırsatı buldum. Kitabın birinci bölümü olan Esas olarak Marx kısmındaki ilk makale olan “Marx ve Adalet Hakkındaki Malum İhtilaf” okurken en etkilendiğim bölüm oldu. Bu bölümde sayfa 62 ve 63’teki aşağıda yer verdiğim alıntıda, adalet ve eşitlik, Geras aracılığıyla Marx üzerinden inceleniyor:



“Marx, Alman İdeolojisi’nde proleteryayı; “toplumun bütün yüklerini sağladığı avantajlardan yararlanmadan taşımak zorunda olan.. bir sınıf” olarak tanımlamıştır. Marx’ın aklındaki avantajlardan biri, bu tanımı takip eden cümlede bulunmaktadır; “Bugüne kadarki bütün kurtuluşlar… kısıtlanmış üretici güçlere dayanmıştır. Bu üretici güçlerin sağladıkları üretim, bütün toplum için yetersizdi ve gelişme ancak bir kişinin ihtiyaçlarını diğerleri aleyhine tatmin etmesine dayanmaktaydı. Bu nedenle bazıları -yani azınlık- gelişmenin tekeline sahip olurken, diğerleri –yani çoğunluk- en temel ihtiyaçlarının karşılamasının bitmeyen bir mücadekleye bağlı olmasından dolayı şimdilik (yani yeni devrimci üretim güçlerinin yaratılışına kadar) her türlü gelişmenin dışında kalmaktadır. Bu ihtilaf daha sonraki ekonomik yazılarında da korunmuştur. Marx, bir yerde “çok çalışmak zorunda olanlar ile aylaklık edenler arasındaki çelişkiden” ve bu çelişkinin kapitalizmin son bulması ile kaybolacağından bahsetmiştir. Kapital’de bu noktayı genişleterek; “Verili emeğin yoğunluğu ve üretkenliği ile maddi üretimin zorunlu olarak kapladığı toplumsal çalışma zamanı kısalmış ve sonuç olarak, toplumun, bireyin özgür entelektüel ve toplumsal aktivitesi için sahip olduğu zaman uzamıştır. İşin, toplum içinde çalışabilecek durumda olanlar arasında daha eşit olarak bölüşülmesiyle tikel bir toplumsal tabakanın omuzlarındaki yükü (bu doğa tarafından zorunlu kılınmıştır) toplumun diğer katmanlarına yükleme yeteneği söz konusu değildir. Bu bakış açısına göre iş gününün kısaltılmasının mutlak asgari sınırını, emeğin evrenselliği oluşturur. Kapitalist toplumda özgür zaman, kitlelerin yaşam sürelerinin, sadece bir sınıf için, emek-zamana dönüştürülmesiyle üretilir.”


gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin