13 Ekim 2011

Fotoğraf kelime anlamı olarak ışık yardımı ile iz bırakmaktır. Yeni şeyler üretmek, iz bırakmak isteyen biri sürekli farklı arayışlar içinde olmalıdır.
Fotoğrafçı, fotoğraf çekerken çoğu zaman, amaçsız gözükse de aklında farklı düşünceler besleyebilir. Bir fotoğraf herkes için aynı anlamı taşımaz. Herhangi bir konuda bütün insanlar aynı şeyi sevemez, o yüzden bazen tek kişi için büyük anlam taşıyan bir eser doğallığı ve duruşuyla, anlamı olmayan boş fotoğraflara göre daha çok kişiye hitap eder. Mesela bazı insanlar yağmuru hisseder, bazıları ise yalnızca ıslanır. Sanat da böyledir. Bazı insanlar izledikleri eseri farklı yorumlayarak birçok anlam çıkarabilirken, bazıları aynı esere sadece güzel veya kötü diyebilir. Zaten eserin değeri; herkesin beğenmesiyle değil, senin anlatmak istediklerini anlayan kişileri gördükçe ortaya çıkar.
Fotoğraf çeken biri yaptığı işte kendine ait bir tarzı varsa o tarzı en başından beri korumalı, fikirlere, eleştiriye ve gelişmeye açık olup kendine sürekli yeni şeyler katmalıdır.
Öğrencilik yıllarımızı her ne kadar derslerle boğuşarak geçirsek de bazen farklı şeyler yaparak dinlenmemiz ve kafamızı rahatlamamız gerekir. Ben fotoğraf çekmeye babam Baki Remzi SUİÇMEZ sayesinde başladım, bu konuda ondan çok şey öğrendim ve öğrenmeye devam ediyorum. Bazen sadece dinlenmek için fotoğraf çekiyorum, bazen kendi kafamda oluşturduğum düşünceleri uygulamaya çalışıyorum. Her fotoğrafa kendimden bir şeyler katmaya, daha önce denenmemiş yeni şeyleri bulup uygulamaya çalışıyorum. Bazen farklılık yaratmak en zorudur ama bunu başarıp belli bir kesime kabul ettirdikten sonra insan sınırsız hayal gücüyle yapılmamış olan her şeyi yapabileceğine inanabilir. Gölge, bir cismin aydınlanan yüzünün tersinde oluşan karanlıktır. Belki bütün herkes kendisini aynada görebilir ama gölgesine çok fazla dikkat etmez. Gölge fotoğrafları diğer türlere göre, teknik bilgi bilme ve ortama uygun ışığın gelmesini bekleme açısından daha zor ve uğraştırıcı fotoğraflardır. Bazen gölgeler, insanın kendisinden daha çok şey anlatır ve adı üstünde gerçeklerin karanlık bir biçimde yansımasından oluşur. Fotoğraf çekmek için çoğu zaman hava koşulları önemli değildir. Bazen en kötü şartlarda çekilen fotoğraf normal hava koşullarında çekilen fotoğraftan çok daha farklı ve güzel olabilir. Anıtkabir, Ankara’yı bilmeyen birine sorduğumuzda kuşkusuz ilk akla gelen yerlerin başında geliyor. Her şeyimizi borçlu olduğumuz Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün anıt mezarı, Ankara’da yaşayan herkesin görmüş olduğu, dış görünüşü bakımından da estetik ve farklı bir mimariye sahiptir. Elbette hepimiz havanın güzel olduğu günlerde Anıtkabir’i ziyaret etmişizdir ama ben farklılık isteyen herkese karlı günlerde de gitmeyi, bu farklı ve anlamlı yeri öyle günlerde de görmenizi tavsiye ediyorum. Kuğulu Park, Çankaya’da, Tunalı Hilmi Caddesi’nde yer alan, boş zamanların değerlendirilebileceği, sakin ve dinlenmeye uygun bir parktır. Ankara’nın merkezine yakın olmasından dolayı her zaman gitmeye uygun bir yerdir. Farklılık arayan herkesin havanın yağmurlu veya karlı olduğu bir zamanda burada zaman geçirmesi gerektiğini düşünüyorum. Fotoğraf çekiminden biraz bahsettikten sonra başka bir konuya değinmek istiyorum. Fotoğraf, objektiftir ve tarafsız bir şekilde gerçekleri ortaya koyar.
Ülkemizde birçok konuda olduğu gibi fotoğraf konusunda da dar görüşlü olan insanlar var. Fotoğraf çekilmenin insanı kötü etkilemesini düşünenlerden tutun da, fotoğraf çekenlere karşı sert çıkıp kavga çıkaran insanlar var. Elbette fotoğraf çeken insanda biraz da olsa bir çekingenlik olmalıdır ama bunu kötü ve zararlı gören kapalı görüşlü insanları anlamak mümkün değil. Bence ”gelişmekte” olan bir ülkede sokakta yapılan sanata karşı bile saygı yoksa o ülkedeki sözde gelişmede bir sorun aranmalıdır.
İngiliz bir politikacı Tony Benn’ in dediği gibi: ”Pek çok şey tek bir anlık keyif ve yaşam boyu utanç sebebidir; oysa fotoğraf tek bir anlık utanç ve yaşam boyu keyfi getirir.”
Fotoğraf çekerken yeni ve düşünülmemiş çalışmalar yapan biri normal ve sıradan bir fotoğrafçıya göre kendine daha çok güvenmelidir. Sonuçta her konuda yenilik insanların gelişmesine katkıda bulunur.
Nazım Hikmet içinde bir sözünde içinde yaşayacağım şiirim daha yazmadığımdır demiş, hedef her konuda daha önce yapılmamış olanı yapmak olmalıdır. Önemli olan herkes gibi olmak değil, farklılık yaratmak ve farklılığını diğerlerine de kabul ettirmektir. Ve son olarak, kim ne düşünürse düşünsün bazen tek kişilik fotoğraflar anlamlarıyla, insanların duygu ve düşüncelerini değiştirebilir
Beni okuyan herkese teşekkür ederim, Hepinize selamlar ve saygılar.
Onur Berkay SUİÇMEZ

Yorum bırakın