Çağdaş Toplum Kuramında Portreler

https://anchor.fm/onur-berkay-suicmez

Başlangıç

Kaynakça

Turner, B., & Elliott, A. (2022). Çağdaş Toplum Kuramından Portreler (İkinci b.). (M. I. Durmaz, Dü., & B. Özkul, Çev.) Istanbul: İletişim Yayınları.

Anglo Amerikan felsefesi ve toplum kuramında birçok hakim perspektif, özellikle son yirmi yılda sürekli eleştiri, yapı-bozum ve yeniden inşaya tabi tutuldu. Yapı-bozum, postmodernizm ve postmodernizm benzeri evrimleşen yeni bilgi kümelenmeleriyle birlikte yapısalcı ve postyapısalcı kuram enerjik bir şekilde yapı-bozuma uğratıldı ve yeniden ele alındır. Eskiden marjinal sayılan ya da pek bilinmeyen psikanaliz ve yorumbilim ya da diğer adıyla hermenötik benzeri düşünce gelenekleri toplumbilim çalışmalarında kuvvetli bir etki yaratmaya başladı. (Turner & Elliott, 2022, s. 11)

Bu entelektüel ve kuramsal değişimler karşısında, önde gelen uygulayıcıların elinde toplum kuramının tutarlılığına ve dağılımına dair, mümkün olan en erken şekilde sağlam bir eleştirel çalışma yapılması şart olmaya başladı. (Turner & Elliott, 2022, s. 12)

Özne olarak insanın oluşumu meselesi. Öznelliğin çağdaş yapı-bozumu ve yeniden inşası etrafında tartışılan meseleler son derece temel niteliktedir. Son yıllarda belirginleşen temel kaygılardan bazıları şunlardır: bireylerin özneler olarak inşasını sağlayan psikolojik, toplumsal ve kültürel biçimler; bireylerin kendilerini özerk, kurallarını kendi koyan, rasyonel varlıklar olarak tanımladıkları karmaşık, çelişik yollar; bireylerin kendi kimliklerine ve topluluklarına yönelik duygusal yatırımları; toplum ve kültürün yeniden üretimi, parçalanması ve dönüşümünün anlaşılmasında benlik oluşumunun etkisi. (Turner & Elliott, 2022, s. 13)

Walter Benjamin

Kaynakça

Gilloch, G. (2022). Walter Benjamin. B. Turner , & A. Elliott içinde, Çağdaş Toplum Kuramından Portreler (s. 107-126). Istanbul: İletişim Yayınları.

Bu kitapta portresi yer alan diğer figürlerin çoğuna benzer bir biçimde Benjamin de kendisini bir toplum kuramcısı olarak değerlendirmezdi. Yine de onun edebiyat, estetik, felsefe ve tarih yazımı alanında kendine özgü ve çoğu zaman çapraşık metinlerinin çağdaş toplum kuramıyla özel bir etkileşimi vardır. Benjamin’in metinleri, olguları değerlendirme tarzı bakımından Frankfurt Okulu’ndan radikal bir biçimde farklılaşsa da hepsi bir yana; ekonomik yıkım, devrim, savaş ve tarihsel felaketlere dair anahtar kaygılar ve kavramlarla eleştirel kurama katkı koyar. Toplumsal travmalara tam bir tezat teşkil edecek şekilde Benjamin’in çocukluğu maddi rahatlık ve dinginlikle tanımlanabilecek bir biçimde tamamlanmıştı. (Gilloch, 2022, s. 107)

(“1900’lerde Berlin’de geçen bir çocukluk”, Benjamin, 1991, c. VI bölümünde[1]) entelektüelin genç bir adam olarak samimi bir portresinden ziyade orta sınıf, kentli bir çocukluğa eşlik eden vaatler, imkanlar ve kısıtlamalara dair söylevlerdir. Walter Benjamin’in hatıraları, dönemin vahim derecede konforlu ve tıka basa eşya dolu bir çocukluktan, disiplinli varoluşa karşı, kitap okumanın, büyüleyici Tiergarten ve Berlin Hayvanat Bahçesi’ne yapılan ziyaretlerin kaçınılmaz bir sonucu olarak bir çocuğun dünyasını yansıtırlar. Benjamin’in, gençliğin eleştirel kurtarıcı rolüne duyduğu ilginin yerini, felsefi soruşturmalarla Aydınlanmacı deneyim, kavrayış ve bilgi tasavvurundan uzaklaştırıp hakikatin kutsal ve dilsel olarak temellendirilmesine dayalı bir anlayışa yöneltme kaygısı almıştır.  1916-1917’den başlayan karmaşık fragmanlarında Benjamin felsefesini Adem’in, Tanrı’nın buyruğuyla dünyayı adlandırdığı kusursuz dili diriltip, şeyleri gerçek adlarıyla nitelendirmek olduğunu belirtmiştir. (Gilloch, 2022, s. 108)

Benjamin, insanın kaderine razı olmasıyla, karakterli ve kararlı eylem arasındaki karşıtlığı vurgular; bu, mistik kuvvetlerle karşı karşıya kalmak hakkında öğretici dersler veren bir karşılaştırmadır. 1920’lerin başlarında Benjamin, kendi dergisi Angelus Novus’u çıkarıp adından söz ettirmeyi ummuştur.Yahudi düşüncesinde Angelus Novus, tekrar sırra kadem basmadan önce kısa süreliğine Tanrı’nın huzuruna çıkıp övgüler düzer. Benjamin’in meleği huzura hiçbir zaman çıkmaz. Dergisinin mali açıdan sürdürülebilir olmayacağından bu Benjamin adına bir hayal kırıklığı olmuş ve Benjamin’e akademik pozisyon sağlayan, doktora tezinden daha yüksek bir tez çalışmasına katkıda bulunmuştur. (Gilloch, 2022, s. 109)

Benjamin, küçümsenen ve ihmal edilen çalışmalara yönelik eleştirilerinde, oyunları esasen klasik trajedi biçiminden ayırıp yeniden yorumlamış ve insanlığın sefil varoluşunun, kibir ve kırılganlığının saf ifadesiyle insanlığın doğal tarihinin çürüyüşü olarak yorumlamıştır. Bunu yaparken de dünyayı; parçalanma, yıkım ve çürüme olarak temsil eden bir mecaz olarak alegorinin önemini savunmuştur. (Gilloch, 2022, s. 109)

Dışarıda kalmış bir entelektüel olarak Benjamin, akademik teamüllerin yanı sıra besili ve yeteneksiz burjuva akademisinin yumurtladığı “şişman kitapları” da kıyasıya eleştirebilmiştir. Benjamin’in külliyatına kendine özgü bir parçalı ve şaşırtıcı derecede bir çeşitlilik katan, disiplinli, sürekli çalışma zorunluluğudur. Proust’u çevirmiş ve kendi makalelerini yazmış; Brecht, Baudelaire ve Kafka hakkında makaleler kalem almış ve “Köpeklerin Gerçek Hikayeleri” adında bir radyo programı hazırlamış, Rus köylülerinin oyuncakları hakkında bir dizi düşünce ve Charlie Chaplin hakkında bir değerlendirmeyi yazıya dökmüştür. (Gilloch, 2022, s. 110)

Benjamin, 1933’te Nazi zulmü ve teröründen kaçmak adına seçtiği yer Moskova ya da Filistin değil, Paris olmuştur. Paris’in Ulusal Kütüphanesi’nde Pasajlar Projesi’ni ortaya koymuştur. (Gilloch, 2022, s. 111)

Benjamin’in toplum kuramı ve katkıları, bölük pörçük, çeşitli kaynaklardan hareketle kavram tema ve motiflerinin oldukça eklektik, provokatif bir bileşimidir. Gündelik hayatın küçük ayrıntılarıyla, gündelik deneyimlerden anların modern varoluşa dair derin düşüncelerle modern varoluşu bir şekilde aydınlatabildiğini düşünmüş ve antika koleksiyon nesnelerinden hareketle, kültürel biçim ve pratiklerin potansiyellerini ortaya koyup, eleştirip, kavramsal bir şekilde anlamlarını kazandırmaya çalışmıştır. (Gilloch, 2022, s. 112)

Benjamin’e bakarsak, başlangıç noktası dildir. Kutsal Kitap’a bakıp Tanrı’nın buyrukları biçimini alan dil her şeyin kökenidir. Tanrı, Adem’e dünyayı ve buradaki varlıkları adlandırması ve doğru adlar vermesiyle kutsal ve yaratıcı kelamını insan diline tercüme etmesini tembihler. Adem’in ad verme çabası, cennetten çıkmayla; mutlu dili Cennet’ten Kovulmayla sona erer ve dillerin çokluğunun nedeni olarak tarihsel bölünmesine kadar dayanır. (Gilloch, 2022, s. 113)

Benjamin, aydınlanmacı eleştirmen ya da sanatçıların sanat yapıtlarını, infilak ettirmek amacıyla yeni kültürel biçimler (epik tiyatro), pratikler (kesintiye uğratma, montaj, dikkat dağıtma), radyo, fotoğraf ve filmler tasarlayıp benimsemesinin şart olduğunu belirtir. Burada temel kavram auradır. “Fotoğrafın Kısa Tarihi (1931)” ve “Tekniğin Olanaklarıyla Yeniden Üretilebildiği Çağda Sanat Yapıtı (1935)” başlıklı makalelerinde Benjamin sanat yapıtının karşısında durduğumuzda düşünürken deneyimlediğimiz huşu, saygı ve mesafe duygusunu anlatan, sanat yapıtlarının kökenlerinin ve aurasının yeni medya araçlarının ortaya çıkmasıyla yok olduğunu duyurur. Film ve fotoğraf, tekil ve eşi benzeri bulunmayan, orijinalle kopya arasında farkın kalmadığı durumlarda, zihinsel dağınıklık ve politik altyapıyla üst yapı arasında kurulan düzenlemenin yer değiştirdiğini bildirir. (Gilloch, 2022, s. 115)

Diyalektik imge ve sanat yapıtlarının vaktini doldurması çerçevesinde Benjamin, tam da bu noktada, sanat eserinin şimdiki zamandaki rezonans ve anlamıyla alaka kurar. Anlam, eleştirel çürütme ve sahiplenme yoluyla şimdiki zamanda sürekli olarak yeniden oluşturulur, yapılandırılır. Kültürel dönüşün habercisi olan Benjamin’in yazdığı, kültürel ürünlerle, kültürel ürünleri doğuran, bunlarla açıklanan ve dönüştürülen; tarihsel, sosyo-ekonomik koşullar arasındaki meseleler hakkında karmaşık ve sofistike bir anlayış çıkarır ortaya. Şimdiki zamanda Benjamin’in yazdığı şeylerden hala pek çoğu konu başlıkları düzeyinde değerlendirilmektedir. Bunlardan en önemlileri; fragmanların merkeziliği, eserlerin vaktinin dolması ve/veya ölümsüzlüğü, kentin ve yaşamın okunabilirliği ve nostaljiyle geçmişle gelecek zamanın dönüştürülebilmesiyle birlikte zamanın kazanılması. (Gilloch, 2022, s. 117)

Kent yaşamında modern metropolü meta kültürünün başlıca mekanı diye değerlendiren Benjamin, aylaklık eden motifi, birçok kentsel deneyimi araştırmak, durumu açıklamak amacıyla “flanör” kavramını ortaya çıkarmıştır. Bu kavram bir yandan post-modern yaya diye adlandırılabildiği şekilde, alışveriş konulu merkezler, parklar ve kentlerin diğer kamusal alanlarında vakit değerlendirilirken (Bauman, 1994), diğer yandan, kamusal alanın soğukkanlı ve kayıtsız bir şekilde kullanan biri (Jenks, 1995), öte yandan da kent manzarasıyla yaşayan, entelektüel bir tip ve ütopya karakteri şeklindeki bir kentliye dönüşmüştür. (Morawski, 1994).

Benjamin’in yeni medyanın politik potansiyeli, film, fotoğraf ve radyoya dair değerlendirmesi, Horkheimer’la Adorno’nun kültür endüstrisine karşı yönelttikleri ayrıştırmayan eleştirisini doğru bir yaklaşımla düzeltir ve bir karşı nokta sunar. Benjamin tarih üzerine tezleriyle, insanlığın doğa üzerindeki tahakkümünün ve devam eden barbarlığının karşısına bilimsel ve toplumsal aydınlanmayı koyup zeki ve yerini bulmuş bir eleştiri yöneltir. Tezlerinde ayrıca tarihin üretildiğine işaret eder. Tarih, önceki zamandaki muzaffer, günümüzde muktedir olanlara bakılarak yaratılır ya da dizayn edilir. Benjamin’se başarısız, susturulmuş olanlarıyani günümüzün güçsüz görülenlerinin geçmişini meydana çıkarmak amacıyla eleştirel tarihçiden, anaakım yaklaşımlara aykırı ve kendi kurallarıyla hareket etmesini talep eder. Unutulanları, ölmüşleri hatırlamak, hayatta bıraktıkları izleri tekrar keşfetmek amacıyla, modernitenin karşı tarihini yazmaya yönelik bu çağrısı, geçmişle geleceği tekrar düşünmek, zamanı doğrularla yeniden şekillendirmek yoksulların, ezilenlerin ve de haksızlık mücadelesi adına ilham kaynağıdır. (Gilloch, 2022, s. 121)


[1] Benjamin, Walter. (1991) Gesammelte Schriften I-VII. Frankfurt am Main: Suhrkamp Verlag; Taschenbuch Ausgabe.


gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin