Aralık bitmeden hükümete değil kendine çalışan öğrencilere; sinematik kavramlar çalışması: kendini yansıtma, öz – düşünümsellik ve yolculuk

ONUR BERKAY SUİÇMEZ

29.12.2023 – ANKARA




İnsanları 37 saat uykusuz çalıştırmak, acımasız olmasının yanı sıra aynı zamanda ekonomik de değildir. Buna rağmen, insan hayatlarının bu şekilde ekonomik olmayan bir şekilde harcanması, sürekli etrafımızda gerçekleşmeye devam ediyor. (Tolstoy, Toplumun İnsanların Harcanmasına Tepkisizliği, 2016, s. 30)

Anlatıbilimsel tanımlardan yola çıkarsak, anlatıyı; “mantıksal olarak birbiriyle bağlantılı, zaman içinde gerçekleşen ve tutarlı bir konuyla bir bütün haline bağlanan iki ya da daha fazla olayın (veya durum ve bir olayın) nakledilmesidir.[1] diye tanımlayabiliriz. Bordwell ve Thompson “Zaman ve mekan içinde olan, neden-sonuç ilişkisi içindeki bir olaylar zinciri”[2] olarak tanımlar.

Andras Balint Kovacs’ın Modernizmi Seyretmek adlı eserinde “Erken Modernizm” (2010: 238-239) olarak bahsettiği, sinemanın gelişimini göz önünde bulundurarak Klasik Dönem olarak adlandırdığımız süreçte sinemada kendini yansıtma, sinemada “auteur” fikrinin ortaya çıktığı 50’li yılların sonuna kadar üretilen filmlerdeki klasik anlatıya uygundur.

Ahmet Uluçay tarafından 2004’te çekilen Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak filmi, ülkemizdeki kendini yansıtan filmlerin en özgün örneğidir, dünya sinema tarihinde de bu tür filmler sayılıdır. Ayrıca, bu filmde gösterilenler, bizzat yönetmenin deneyimleri, acıları, düş kırıklıkları, korkuları ve başarılarıdır. (Baykal, 2010: 13-14)

Kendini yansıtma kavramının modern sinemadaki ilk örnekleri 1950’li yılların başında ortaya çıkmıştır. Orson Welles, Alfred Hitchcock ve İngmar Bergman gibi yönetmenler 50’lerin başında bazı filmlerinde kendi seslerini ya da görüntülerini kullanmışlardır. Ancak, modern kendini yansıtmanın ilk örneği; Bergman’ın hem senaryo yazarı hem yönetmeni olduğu ve modern dönemin en az on yıl öncesinde kendini yansıtma kavramını Avrupa Sinemasına getiren Prison (Zindan)’ dır. (1948) (Kovacs, 2007: 218)

Türk sinemasında Kovacs’ın temel aldığı iki yolculuk türünden yola çıkarak ilk olarak Gezinme/Yolculuk türüne Fatih Akın’ın Temmuzda (İm Juli) (2000) filmini örnek verebiliriz. Aşk, Gizem, macera ve komedi unsurlarını tek bir potada eritebilmeyi başaran filmi, tam bir yol komedisi olarak da tanımlayabiliriz. Film Türk asıllı Alman yönetmen Fatih Akın’ın hem Alman hem Türk Sineması’na armağanı olarak değerlendirilebilir. İkinci tür olarak Zihinsel Yolculuğu, fiziksel bir yolculukla harmanlayan Pelin Esmer filmi İşe Yarar Bir Şey (2017) örnek gösterilebilir. Haydarpaşa Garı, filmde kahramanın yolculuğunun başlangıç noktasıdır. Gerçeğe yaklaşmak, izleyiciye gerçeklik duygusunu vermek için seçilebilecek en isabetli mekanlar garlardır. Nazım Hikmet, Memleketimden İnsan Manzaraları’na (1966) Haydarpaşa Garı’ndan başlar. Sinema filmlerine ve romanlara yansıyan tren istasyonları kalabalıkların telaş içinde geçip gittiği mekanlardır.[3]

Trene bindiğimizde dışarıya bakarız. Filmde, bizim kameradan sıklıkla gördüğümüz şey ise dışarıya bakan bir kadının camdaki yansımasıdır. Deleuze’e göre duygulanım imgenin yani yüzün, kameradan başka bir yöne baktırılması ve bu şekilde izleyicinin ekranın yüzeyine çarpıp geri sıçrayan bir görüntüyle karşılaşması ile kısmi bir yansıma sağlanır. Böyle bir mekanda görülen yüz ışığın bir kısmını yansıtırken bir kısmını kırar. Böylelikle yansımalı imgeden yeğinsel bir imgeye dönüş sağlanır.[4]

Andras Balint Kovacs’a göre modern sinema anlatısına gerçekçi yaklaşımın sunduğu önemli etkilerden biri de hiyerarşik bir biçimde dizilen ön plan ve arka plan ayrımlarını bulanıklaştırmasıdır; arka plandaki olaylarla ön plandaki başkarakterlerin başına gelen olayları eşitleyerek anlatı yapısını gevşetmesidir.[5]

Avrupa sömürgeciliğinin çöküşte olduğu 1950’li 1960’lı yıllarda Küba’da meydana gelen toplumsal devrimler, üçüncü dünya ülkelerine örnek teşkil ederek, umut ve devrim coşkusunu artırmıştır.[6] Böylesi bir ortamda üçüncü sinemacıların ilgilendiği konular da içinde yaşadıkları toplumun sorunları etrafında belirlenmiştir. Bu yönetmenler, ulusal bağımsızlık, halk savaşı, farklı bir üçüncü dünya kimliğinin kabul görmesi gibi sorunları gündeme taşımışlardır.[7]

Alın size “Algoritmalara Bağlı Özgür İrade” dan önce; keçileri kaçırmak ve/veya kısaca “yaşamak” .


KAYNAKÇA

Akdoğan, Özge Güven (2018) “İşe Yarar Bir Şeyde Yolculuk, Hareket ve Zaman” Sinefilozofi Dergisi Cilt:3 Sayı:6 https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/619004

Baykal, Kemal Cem (2010). “Karpuz Kabuğu Sinemaya Düşer mi?” Karpuz Kabuğu Denize Düşünce, Der. Seçil Büker. İstanbul: Kırmızı Kedi Yayınevi

Bordwell, David. Thompon, Kristin. (2012) Film Sanatı, (Çev. Ertan Yılmaz – Emrah Suat Onat),  De ki Basım Yay., 2.Baskı., Ankara. s.79

Cantaş, Azime. Serarslan, Meral (2021) Gerçekliğin Katmanları Arasından Üçüncü Sinemaya Doğru: Ben, Daniel Blake. Selçuk İletişim Dergisi, s.634-656

Çetin, Zeynep. Roman-Sinema Etkileşimi: Yeni Roman ve Yeni Dalga. Marmara İletişim https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2903

İpek, Özgür. Peter Wollen’ın Karşı Sinema Kavramı. Maltepe İletişim. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/386945

Kovacs, Andras Balint (2007). Screening Modernism European Art Cinema 1950-1980. Chicago and London: The University of Chicago Press.

Kovacs, Andras Balint (2010) Çev. Ertan Yılmaz, Modernizmi Seyretmek, Avrupa Sanat Sineması 1950-1980: De ki Basım Yayın

Mutlu, Erol (1998) İletişim Sözlüğü, Bilim ve Sanat Yay., 4.Baskı. Ankara.

Önal, Hülya (2010). Film Eleştirisinde “Kendini Yansıtma” ve “Meta-sinematik” Anlatının Evreleri, https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1721767

Tolstoy, L. (2016). Toplumun İnsanların Harcanmasına Tepkisizliği. Zamanımızın Köleliği (s. 30-33). içinde Istanbul: Öteki: Felsefe – Kültür.


[1] Erol Mutlu, İletişim Sözlüğü, Bilim ve Sanat Yay., 4.Baskı. Ankara. 1998. s.41

[2] David Bordwell, Kristin Thompson, Film Sanatı, (Çev. Ertan Yılmaz – Emrah Suat Onat),  De ki Basım Yay., 2.Baskı., Ankara. 2012. s.79

[3] Özge Güven Akdoğan, (2018) “İşe Yarar Bir Şeyde Yolculuk, Hareket ve Zaman” Sinefilozofi dergisi Cilt:3 Sayı:6 s.10

[4] Gilles Deleuze, (2014) Sinema 1: Hareket İmge, (çev. Soner Özdemir), İstanbul: Norgunk. s. 129-130

[5] Kovacs(2010), s.267

[6] Biryıldız & Çetin Erus, 2007, s.20-21

[7] Azime Cantaş, Meral Serarslan, (2021) Gerçekliğin Katmanları Arasından Üçüncü Sinemaya Doğru: Ben, Daniel Blake. s.642


gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

“Aralık bitmeden hükümete değil kendine çalışan öğrencilere; sinematik kavramlar çalışması: kendini yansıtma, öz – düşünümsellik ve yolculuk” için bir cevap

  1. […] Berkay’ın Futbol Şovu – since 26.09.1995 – YouTube Aralık bitmeden hükümete değil kendine çalışan öğrencilere; sinematik kavramlar çalışmas… yeni yıla yeni yaşlara dair “Behzat Ç.” nin sınırı bir Etimesgut […]

    Beğen

Yorum bırakın

gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin