Fatih’in Istanbul’u fethettiği yaştan bu yana, ülkemizde çoğalan mültecilerle mücadele yöntemi olarak Berkay’ca özelinde Türkçe

ONUR BERKAY SUİÇMEZ

07.02.2024, ANKARA.

“kim yerli kim göçmen” – gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından (wordpress.com)

Okuyucularımın hepsinin okuma seviyesini düşünecek şekilde yazabilecek kadar düzeysiz bir adam olsam; hayran kitlesi edinmek yerine noktasına kadar çalışmış sanılan bütün paylaşımlarımın kümülatif şekilde benden çıktığı ve doğaçlama adımlarım olduğunu açıklamak zorunda hissetmeden; okumanın zamanının sınırsız; karşımdakilerin zekâ seviyesinin birkaç edebiyat saçmasından bahsedecek yeterlilikte bile değilken kendince erişebilir bulduğundan bütün paylaşımlarımı kendine pay çıkarabilecek hiçbir bağlantı ve/veya paylaşım ağında ne edebiyat ne felsefe, bireysel olarak eğitim – öğrenim özgeçmişimde belirttiğim şekilde onlar ve alanlardan bağımsız ve tek başımayım. Radyo – Televizyon ve Sinema çalışmalarımda okumalarımı belirlediğim saatleri kendi keyfimle belirlerken, eğer ki olur da mikrofonlara konuşan şarlatan siyasetçiler; herhangi bir şekilde ailemle bana, biz temiz politikayla sürdürülebilir şekilde yaşarken, bu akşamlık sakin şekilde, üstelemeden yazımı düzenleyip şöyle bitireyim son olarak;

X’te Onur Berkay Suiçmez: “o zamanlar kardeşimle biz de mavi önlüklüydük hepinize benzer. ama, öğrencilik devam ederken, serseri olmaktansa, yol haritasını ölü balıkları seyretmekle zaman kaybederek değil suyun akışını değiştirmek çabasında yaşıyoruz, hâla. https://t.co/r4VmtOl8ns” / X (twitter.com)

Yaşam döngüsünün yaratıcı zaman bölümlerinde, bireysel çalışacak şekilde yaşamını kuranların kusuru olsa da olmasa da kusura bakmadan, bana bakmadan; çalıyor musunuz, çalışıyor musunuz, her ne poh yiyorsanız yiyin bizim hikâyede figuranlara ihtiyacımız yok çünkü yaşayan karakterler olarak terörsüz özgürlükte diretirsek eğer, hep beraber; dolarla yuroyla maaş alıp çifte ajanlık oynayan mitlere, mitolojik bir senaryo bırakacağımda tek başınayken ve/ve de yanyana yürüdüklerim dahilince elim silah tutmamışken daha, sadece Oflular doğrudan Allah’a bağlıyım der çoğu zaman ama Rize, Pazar’a varmadan bizim memleket Sürmene’de, babaanne dede evimde önceki haftasonu yaptığım tatil beklediğimden çok açtı zihnimi.

Aracısız ve araçsız tek başına ve çoğunlukla kendi kendime konuşan bir adam olarak, güzelliklerle gülme zamanının yürürlükteki zamandan bağımsız bir kapısı varsa kendi açıp, samimiyetini, varoluşu bile sadece ünvanını hak edebilmek adına tek cübbe, tek kep atmamış hâlde hayattaki hedefini tutulabilir balık olmaya adamış sultan palamutun ayağının altına destek adına uzanacak milyonlar var denilirken, sağlıksız okulsuz çocuklarına kendine dön bir bak diyemeyen her kim varsa, dini kullandıkça onlar, ben edebiyat yapmadan okurken gündemi lüzumsuz uğraşılardan bağımsız ve tek, ailem dahi, tanımadık başkalarınınsa nikâhı düğünü harici, kime faydalı olabilirsem o zamanda, bu zamanda farketmeksizin herkese yardım edilemeyeceğini herkesin bildiği bir dünyada herkesi kendine benzetebileceğini zanneden güncel zaman Duyun-i Umumiye reisinizin seçim zamanlarında yaptıklarına ve biraz da arka plana bakıldığında yeryüzü sofralarıyla bildiğimiz anti-kapitalist müslümanlar dâhil, herkesin yoga yaptığı bir sokak fotoğrafında dua eden adamsa, hariç değil, performans sanatçısı duran adam zamanından şimdiye hepimizin itirazının, faydasız serzenişlerinin olduğu bir ülkede kalkındıramayanlara karşı kalkışım denilen, darbe harici, bugün ve sonra yapılacak bütün mesleki çalışma gruplarını, mecliste Atatürkçü temsiliyeti sorgulatmadan, teker teker ve hep beraber neden zamanında bazı askerler halka ve meclise saldırdı da aksarayın da beyaz sarayın da üstünde hâla yönetilemeyecek bir Türk halkı 31 mart seçimlerine odaklanmışken ahvâl ve şerait içersindeki gericiler osuruk dumanları uçuruyor diye bir soruyu sormamızın şart olduğunu düşünüyorum ve Atatürk’ün gençliğe hitabesinde belirttiği şekilde; elbette âhval ve şerait içerisinde bulunanlar sayıca çoktur ancak damarlarında asil kan dolaşan bizler hep vardık, buradaydık. Ata’mızın açtığı hedefe doğrudan yürüyor, yürümekten de korkmuyoruz.

X’te Onur Berkay Suiçmez: “amerikanın kırık ampülüyle plansız, programsız aydınlanmayı eşdeğer tutanlara karşı; lüzumsuzsa söndürme zamanı çok aydınlık bir geleceğe giden günlerin temeliyken doğal afetler ve yıkımlardan değil, temeli doğal güzelliklerden alırken bizler, seçilmişlerin ya da sonraki…” / X (twitter.com)


gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

“Fatih’in Istanbul’u fethettiği yaştan bu yana, ülkemizde çoğalan mültecilerle mücadele yöntemi olarak Berkay’ca özelinde Türkçe” için 3 cevap

  1. […] Fatih’in Istanbul’u fethettiği yaştan bu yana, ülkemizde çoğalan mültecilerle müc… […]

    Beğen

  2. […] Polisiyesi midir? Zaman – Mekan – İnsanla Fikir ve Düşünsel Sermayeye Dair Fatih’in Istanbul’u fethettiği yaştan bu yana, ülkemizde çoğalan mültecilerle müc… eser adı padişaha giren kazık, eser sahibi […]

    Beğen

“left me on the road” – “left me on the read” ve “kalp her zaman soldan atar” meselesi – gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından için bir cevap yazın Cevabı iptal et

gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin