Onur Berkay SUİÇMEZ
11 Şubat 2024 – Ankara
Sir Isaac Newton 1676’da Robert Cook’a “Işığın Kırılması”na dair buluştan bahseden bir notunda şunları söylüyor:
“Diğerlerinden daha uzakları görüyorsam, bu devlerin omuzlarında yükselmem sayesindedir.”
Burda Newton kısacası şunu hatırlatıyor: kendinden önceki ışık ve ışık kırılması hakkındaki yapılan çalışmalar bunların asıl sahipleridir. Gutenberg’in matbaasını da böyle düşünebiliriz. Matbaanın gelişiminde sunduğu katkıyı hem kendinden önceki kümülatif bilgiye hem mucide hem de zamane ihtiyaçlarla açıklayabiliriz. Bizler Marx ve Engels’i takip etmemiz sayesinde haberi yayan kanalların belli bir sınıfın ihtiyaçları doğrultusunda açıldığını söyleyebiliriz. İletişim alanındaki yenilik ve icatlarda bu taleplere yönelik dönüşen arz ve ihtiyaçların payı çok büyüktür.
Medya çalışmaları alanında tekelleşme, yatay-dikey-çapraz şekilde kendisini belirtir. Tüm dünyaya benzer şekilde ülkemizde de tekelleşmeler 80’li yıllarda başlayan neoliberal politikalarından bağımsız değildir.
Tanım olarak yatay tekelleşme, herhangi bir medya şirketinin aynı sektörde faaliyetiyle başka bir medya aracılığıyla bütünselleşmesidir. Örnek olarak; sabah gazetesi, takvim, fotomaç, yeni asır’ın hepsinin turkuvaz medya altında birleşmesiyle ve demirören’in tüpçülükten milli piyango sahipliğine medya patronluğuna uzanan yolculuğunda iktidarın ideolojik birbiriyle aynı olan diğer aygıtlarına benzemesi verilebilir. Dikey tekelleşmeyse üretilen içeriğin oluşturulmasından dağıtılmasına kadar faaliyet gösteren işkollarının tek merkezden kontrol edilebilmesidir. Biraz önceki örneklerim dahil ve harici televizyon kanalı sahibi olmadan önce program yapımcısı olan bir medyatik kişinin aynı zamanda kanalın sahibi olup teknolojik altyapıyı kazandığı paralarla kurduktan hemen sonrasında yurtdışında futbol kulübü sahibi olması dahilince bunun tanımlanması da şöyle ki çapraz tekelleşme; farklı sektörlerdeki gerilemesini diğer sektörler aracılığıyla aşmayı hedefleyenler, medyadaki yoğunlaşmayı da artırırken aynı zamanda medyayla halk arasındaki doğru haberlere erişim ve ulaşımdaki en kötüsü de bizim ülkemizde farklı farklı tekelleşmelerin hep bir arada kullanıldığı ve sürdürülemeyecek ultra çapraz tekelleşme türüdür.
Dolayısıyla da kurumsal olmadan kuramsal çalışmakla bireysellik özellikle şimdiki zamanda medyaya bakarken hangi araçla hangi kanalın, kimi, neyi ve ne zaman söylediği, seyredildiği ya da tüketicisi olduğumuz aynı zamanda da etkileşimli ve karşılıklı olan sosyal medya sayesinde 5N1K (ne, nerede, ne zaman, ne şekilde ve kiminle) soruları medyanın üretildiği, emek-değer-zaman aralığında yarattığı etkiyi test edebilmemizi sağlar.

Yorum bırakın