Onur Berkay SUİÇMEZ
16.01.2025 – Çayyolu, Ankara, Türkiye
Arkadaşlar, malûm öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, sinematografi hesabımı kilitliyorum ara ara çalışmalarım değerini bulsun diye sadece sevdiklerimin ve kendim çekip düzenlediğim fotoğraflarımı paylaşım yapıyorum.
bknz. Instagram
https://instagram.com/obs_cinematography
bu fotoğraf hariç tabii olarak.
https://www.instagram.com/share/p/_zNVyNCqs
az takipçi çok takipçi benim için hiç önemli değilken hem de kim kimdir kimlerdendir bilinmeyen günlerde çözülen arkadaşlardan gerici ve fetöcü ve aynı sınıfta hiç bulunmadığım, yani ezen ezilen kavgasında bile bizleri ezdiğini sananlar tarafının onlarca çok olduğu sanılmasına rağmen hayatımdaki kız arkadaşlarımdan ancak teyzemle aynı günde doğan, lisedeki eski kız arkadaşım Duygu’yu, “kardelen” misali kendine bağlayıp benden koparan asgari kültürsüzlük abidelerinden kendini doğuran cihangeyoğlu’yla hiçbir alâkam bulunmamaktadır. Yukardaki bağlantıda üç kuruş arsızı diye paylaştığım fotoğrafını Gezi olayları esnasında çektiğimden beri, hâla benimle karşılıklı satranç oynadığını sanan, ama ben 78 bin fen sıralamasıyla tatil amaçlı değil, ilk girişte kazandığım Antalya’daki mühendislik fakültesi’nde teknik ve makina mühendisliği okumaya başlayıp okumaktan vazgeçip sinema ve televizyon öğrenciliği yolculuğuma tek başıma adım attığım ilk zamanlardan bu yana; o arkadaş 2013’te Türkiye sıralamasında sonlara oynarken FEM dershanesiyle soruları alıp başarılar addettiği yani kendine eklediği tee o zamanlardan şimdiye, hayatını hiç hakkı olmadığı hâlde ve zaman akarken yedikleri haram lokmalarla kul hakkını; ben kendi tercihimle kurumsuz ve kişisel çaba ve çalışmalarımdan hiçbir maddi kazanç sağlamamışken hâla daha bizi bir kefeye koyup yarıştığımızı sanan bazı arkadaşlara da duyurumdur; adam dediğiniz adam olsaydı ne itler ne Hitler’e çalışırdı. Yan yana mücadele ettiğimiz varsayılan lise zamanlarında EAL’de yıllıkta bile bulunmayan sevip saydığınız arkadaşınız ya da sevilmese de itibarı olduğu varsayılan, her neyse, öğretmenler odasına sakal bırakıp Don Kişot imzasını atıp, bizim Fen Bilimleri’ndeki ortak dumanlı hava sahasında konuştuklarımızdan kendine pay çıkarıp kendi paçasını kurtarmaya çabalarken okuldan mezun bile değilken okulumuzdaki sıra ve sınıf arkadaşlarımızı da idareye gammazlayan bir tipitipken o, benim o sakal bırakma eylemine neden katılmayı tercih etmeyip sınıfta mızıka çaldığımı da aklı olan biraz olsun anlayacaktır. 29 yaşımdayım, ben hayatımı hâlen daha hüzünlü neşeli çoğu zaman eğlenceli ama bazen de kederli bir duygusallıkla sürdürken, hep kendi önümden yedim ve kimsenin lokmasına el uzatmadım. ailem ve kendim dışında kimseden hiçbir maddi beklentim olmadı ve kendim hariç kimseden hâlen daha bir beklentim yok da, Allah varsa allah, yoksa Tanrı ne derseniz deyin; düşmanın bile onurlusunu versin herkese. Ben hareket ederken hakaret etmeye pek fırsat bulamadığım zamanlardaki çalışmalarımı gözden geçirip ve sonrasında da durup dinlenmekteyken şimdilerde; yeni yıla, yıllar yıllar önce Kızılay, Sakarya Caddesi’nde, biz tek kızlarla çıkarken, uzun günlerin akşamında evlere dağılırken ayrı ayrı, şimdilerde 2015-2016 yılları arasında durağına dinci ve gericilerce saldırı düzenlendiğinden dolayı kaldırılan 163 no’lu ya da 126 numaralı Ümitköy otobüsüyle eve döndüğümüz zamanlarda sevdiğim kıza saygıdan hiç dokunamazken ve neredeyse hep yaşça daha çok küçük olduğumuzu düşünüp erken yaşta evlenmediğimizden tek başıma midye yerken, etrafta dürüm yiyip turşu suyu içenlerin bile kültürü üç kuruş arsızı o arkadaşta hiçbir şekilde bulunmamaktaymış. Vallahi ben Trabzon’luyum da onu ve okulsuz çocuklarından kurduğu kalabalığı kendi memleketi Konya’nın etli ekmeğine kıyma diye koysanız ekmeğin reddedeceği adam kılıklı şarlatana ne prim verdiyseniz yazık etmişsiniz.

Yorum bırakın