“Kötü Kedi Şerafettin”, Bahtin eseri “Karnaval’dan Roman’a” ve sonrasında, şimdiki zamandaki futbolda Anadolu’nun İstanbul çıkarmaları ve İstanbul’a, sadece Avrupa’ya doğru açılacak yolun üstündeki bir durak olarak bakarak kazanılacak kupa(lar) sonrası özünü yitirmeden yeniden yenilenen efsaneleriyle, müzesini “herkes”e açmaya her zaman aday tek takım hüviyetindeki, demokrasi düşmanı olmayan “herkes”le karşılıklı olduğunu varsayacağınız bir diyalog


12 Mart 2025 – ANKARA

Onur Berkay SUİÇMEZ


kaybedenler kulübüne kazandıran olmadan, zamane bir animasyon önerisi

kimse de demiyor ki: İstanbul’u bırakınca Ekrem başkan diyeceğiniz adam ya da Ankara’yı bırakınca Mansur başkan diyeceğiniz adam, iki büyükşehir belediyesini; doğal ışıkla değil ve hatta ampülü de kendileri bulanlardan değil, bulmadan kullananlardan ak-gezenlerin liderine karşı cumhurbaşkanlığına doğru bakış ve seçimde kazanılacak yarış zaten cepte diyip de başkenti ve istanbul’un belediyelerini ak-gezenlere bırakacak kadar düzeysiz mi yaklaşıyoruz? Ben diyorum. azınlık veya çoğunlukla demezseniz de yine adam kazandı derler, yıllar geçip gider de, kaybolan zamanı çalan zaman hırsızlarına karşı sadece saçlar dökülür, ışık gördü mü sararan saçlar koyulaştıkça kendi kendine, ya da, rengi değil kalbi kararan insanların temiz yüzüne hasret kalanlardan eski okul veya tayfalar da kaptan benim kaptanım zamanında “hepimiz birimiz birimiz hepimiz için”, oyun başlangıcı serim, “önümüze gelene bin tekme” düğüm, “ah bir zengin olsam” şarkısını damdaki kemancı filminden değil, “damat halayı” uyarlamasını Türkçe doğru değerlendirmek akıllıca bir çözüm, niye, çünkü, her yerde camii var, ama, inanan, Allah’a zaten dua etmek için cemaatle ya da kalabalıklarla kalabalıkların halısına eğilmek zorunda kalmayandır.

her yerde berber arayacağıma saçımı kendim kesiyorum. sakalımı bu yıl zerre düzeltmeyeceğim. burnum hâla kemikli, sert ve tipik Karadeniz adamıyız, öylesine olta attı-tuttu balıkçılar zamanında bakan değil görenler için her şeye ve herkese rağmen her gün; benim ben olduğumu ve kuru kalabalıklardan kaçınmamın tek nedeni zamanında halkı yüzde 50/50 bölen biri tarafınca yönetilemezken, sivil halkın hayatını umursamayan kolluk kuvvetlerine dâhi hiç ve hiçbir şekilde güvenim olmaması, aramadığından kimse eskilerden beri, ben de aramıyorum kimseyi.

#erdoğanisnotmypresident #akgezenlerekarşıdirengeziparkı
#bizeheryertrabzon

ama; aynı zamanda, kendimizi hiç unutturmadık ki, hatırlatalım. kendi evimden başka evde ayak ayak üstüne atıp şöyle yan gelip yatma derdim de olmadığından şimdiye kadar gözlemlerimi farklı platformlarda sadece ve sadece kendi paylaşımlarımı sayfalarımda düzenleyip zamanımızı paylaşma davetini kimseye yapmadan zaten aynı çağda yaşıyoruz da maksat yeşillik olsun demeyin diye ara ara coşuyorum, ara ara durgunum. ama, Karadeniz damarıma ve inadım inat tavrıma sayabilirsiniz bunu da.

2 yıl önce tam bitiremediğim bölüm bölüm çıktılardan okuduğum kitabı şimdi tekrar okuyorum, 370 liraya kitap mı olur demeden aldım yine elime para geçince 🤣

gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın

gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin