“Allégorie Citadine” (An Urban Allegory) Kısa Filmine Dair Kısa Bir Değerlendirme


Alice Rohrwacher ve JR’un Kent Alegorisi Üzerine Derinlemesine Bir Değerlendirme


Alice Rohrwacher ve JR’un Kent Alegorisi Üzerine Derinlemesine Bir Değerlendirme – ONUR BERKAY SUİÇMEZ


Onur Berkay SUİÇMEZ

16.11.2025 – ANKARA


Giriş

Alice Rohrwacher JR’un yönetmenliğinde ortaya çıkan “Allégorie Citadine” (An Urban Allegory), kent yaşamının karmaşıklığını ve çok katmanlı anlam dünyasını kısa film formatında izleyiciyle buluşturan özgün bir yapımdır. Film, alegorik anlatımıyla hem bireysel hem de toplumsal düzeyde çeşitli felsefi soruları gündeme taşır.

Filmin Temel Felsefi Arka Planı

Alegori, felsefede özellikle Platon’dan bu yana hakikatin dolaylı yoldan ifadesi olarak önemli bir yere sahiptir. “Allégorie Citadine”, kent olgusunu yalnızca bir mekân olarak değil, insan ilişkilerinin, yabancılaşmanın ve birlikte yaşamanın simgesi olarak ele alır. Bu yaklaşım, filmin felsefi temelini oluşturan birkaç ana kavrama dayanır:

  • Yabancılaşma (Alienation): Modern kentte bireylerin toplumsal yapıya ve hatta kendilerine yabancılaşması, filmin temel izleklerinden biridir. Georg Simmel’in “Büyük Kent ve Zihinsel Yaşam” (The Metropolis and Mental Life) metninde vurguladığı gibi, şehir hayatı bireyde anonimleşme ve kimlik kaybı yaratır.
  • Birlikte Yaşama Etiği: Emmanuel Levinas’ın ötekiyle karşılaşma ve etik ilişki kavramları, filmin karakterlerinin birbirleriyle kurduğu bağlarda gözlemlenir. Kentin anonim ortamında ötekiyle temas, etik bir zorunluluk ve sürekli bir sınavdır.
  • Mekânın Felsefesi: Henri Lefebvre’in “Mekânın Üretimi” (The Production of Space) yaklaşımıyla filmde kent, yalnızca fiziksel bir alan değil, toplumsal ilişkilerle sürekli yeniden üretilen bir yapıdır.

Filmde Alegorik Anlatımın İşlevi

“Allégorie Citadine”de alegori, kentteki gündelik hayatı ve sıradan insanları evrensel temsillere dönüştürür. Karakterler, belirli bir kimlikten ziyade kavramsal temsillere bürünerek, izleyiciyi kent yaşamının evrensel meseleleriyle yüzleşmeye davet eder. Bu, Platon’un mağara alegorisine benzer biçimde, görünenin ardındaki hakikate ulaşmayı amaçlar.

Kent ve Birey: Kimlik Arayışı

Filmdeki karakterlerin kentle olan ilişkisi, kimliklerini bulma ya da kaybetme süreçleriyle iç içedir. Modern kentte birey, kalabalıklar arasında yalnızlaşırken bir yandan da kendini yeniden tanımlama fırsatı bulur. Bu durum, Jean-Paul Sartre’ın “varoluş özden önce gelir” ilkesini çağrıştırır: İnsan, kentteki deneyimleriyle kendini var eder.

Toplumsal Hafıza ve Kentin Katmanları

Filmde kent, geçmişle bugünün, bireyle toplumun iç içe geçtiği çok katmanlı bir alan olarak resmedilir. Walter Benjamin’in “Pasajlar” çalışmasında belirttiği gibi, kentteki yapılar ve sokaklar, toplumsal hafızanın izlerini taşır. “Allégorie Citadine” de bu izleri görselleştirerek kentteki yaşamı bir tür kolektif bilinç olarak sunar.

Sanat ve Kentin Dönüşümü

JR’un sokak sanatıyla olan ilişkisi, filmin görsel anlatımına da yansır. Sanat, kentteki sıradan yüzeyleri dönüştürerek yeni anlamlar yükler; bu bağlamda sanat, kentin monotonluğunu kıran, ona yeni bir ruh kazandıran bir eylem olarak sunulur. Bu, Friedrich Nietzsche’nin sanatın hayatı güzelleştiren, anlamlandıran bir güç olduğu fikrini anımsatır.

Sonuç

“Allégorie Citadine”, kenti bir alegoriye dönüştürerek izleyiciyi hem bireysel hem de toplumsal düzeyde düşünmeye davet eder. Film, felsefi olarak yabancılaşma, etik, kimlik ve toplumsal hafıza gibi kavramları merkezine alır. Kentin karmaşıklığını ve insanın bu yapıda var olma çabasını derinlikli bir şekilde işler. Rohrwacher ve JR’un estetik ve düşünsel iş birliği, filmi yalnızca bir görsel deneyim değil, aynı zamanda felsefi bir yolculuğa da dönüştürür.

Kaynakça ve Önerilen Okumalar

  • Georg Simmel, “Büyük Kent ve Zihinsel Yaşam”
  • Henri Lefebvre, “Mekânın Üretimi”
  • Emmanuel Levinas, “Totalite ve Sonsuz”
  • Walter Benjamin, “Pasajlar”
  • Jean-Paul Sartre, “Varlık ve Hiçlik”
  • Friedrich Nietzsche, “Tragedyanın Doğuşu”

Film anlık olarak MUBİ’de üyelerine ve seyircilere sunuluyor. Bulunamazsa ve tekrar ya da en baştan seyredilmek istenirse diye fragmanının bağlantısını alta iliştiriyorum.

AN URBAN ALLEGORY | Official Trailer | Hand-picked by MUBI

Bir Kent Alegorisi



gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın

gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin