“Taşacak Bu Deniz” olmasaydı n’olacaktı ha bu TRT’nin hali?


ONUR BERKAY SUİÇMEZ

06.12.2025 – ANKARA



Aslen Trabzon, Sürmene’liyim. Dede toprakları Araklı, Trabzon. Son aylarda bütün seyircileri ekran karşısında tutmaya yeminli; muhteşem müzikleri hikayesine yedirmiş bir dizi çekiliyor ve bu dizinin adı “Taşacak Bu Deniz”.

Değerlendirmem; sadece dizi hakkında değil, mekan hakkında da değil; şimdide değil Antik Çağlar’da yaşasaydık bile “Sezar’ın hakkı Sezar”a diyen ve Antik Roma halkından sıradan biri olarak memleketimin reklamının olumlu bir şekilde reklamı yapılıyor olmasından gurur duyar, Sezar’ı sırtından piçakliyan Brütüs olmazdım.

Neden derseniz şöyle:

Nesil olarak bizler beklenenden çok politize olduk belki, ama, öyle de büyük bir kitle var ki bütün Dünya’nın Türkiye etrafında döndüğü sanrısı yaşamaktalar. ve devletimizin Radyo ve Televizyon kurumu TRT ve kanalları tarafından, bireysel ya da kişisel olarak hiç kimseyi ve/veya kalabalık kitleleri hiç düşündürtmeden “her şeyin en iyisi bizde, her şeyin en iyi yönetildiği bir ülkedeyiz” falan da filan da diye kandırılıp duran koskoca bir halk. En baştan diyim bunu; çünkü, bu hayaldir, ve yıllardır olduğu şekilde bizler konuşuruz A.K. partisiyse sadece iktidarda olduğundan ötürü bunları yapar, ötesi teferruat, çünkü, tüm Dünya ve Dünya’da yaşayan halklar birkaç kutuplu neo-liberal bir yeni dünya düzenini benimsemeye kalktığında devlet eliyle, bütün maddi kaynak sizlerdeyken sizler buna karşı ne yaptınız bunca zaman diye ilk olarak yayıncılarla kanallara sorulacak bu iktidar bu ülkedeki ömrünü tamamlayıp miadını doldurduğunda.

TRT’nin özellikle 2013 sonrasında belirli bir çizgiye oturttuğu yayın politikası ve muhalif sanatçılara kapılarını kapatması, izleyici profilinde ciddi bir değişime yol açtı. Bu dönemle birlikte TRT, yayınlarında daha belirgin bir ideolojik yaklaşım benimseyerek, farklı görüşlere sahip sanatçılara alan açmamayı tercih etti. Bu durum, kanalın izleyici kitlesini daraltırken aynı zamanda daha homojen bir izleyici profili oluşmasına sebep oldu.

Bir yandan, memlekette çekilen bir dizinin ulusal çapta sevilmesi insanı gururlandırıyor; öte yandan, bu başarının arka planındaki stratejik adımlar ve eksiklikler sorgulanmaya açık. Ulusal başarılar çoğu zaman toplumsal birlik duygusunu güçlendirirken, bu başarıların nasıl elde edildiği ve arkasındaki yayın politikalarının sorgulanması da izleyici için önem taşıyor. Özellikle, TRT’nin izleyiciyle samimiyet kurma ve gerçeklikten uzaklaşmama kaygısı, yapımların uzun soluklu olabilmesinin temel şartı olarak öne çıkıyor.

TRT, dönem dizileri ya da kurmaca hikayesi güçlü olmayan projelerde çoğu zaman beklenen etkiyi yaratamadı. Eğer geçmişe gidip bu diziler öncesinde daha geniş ve titiz bir saha çalışması yapılmadığını varsayarsak, muhtemelen halkın daha büyük bir kısmı bu projelerin eksikliklerini daha net fark eder ve eleştiriler de daha yüksek sesle dile getirilirdi. Bu noktada, izleyicinin beklentilerine cevap veremeyen yapımların ömrü kısa olurken, başarıya ulaşan projelerin arkasında genellikle iyi planlanmış bir strateji ve izleyiciyle kurulan duygusal bağlar yatıyor.

Sonuçta, halkın gözüyle bakıldığında, samimiyet ve gerçeklikten uzaklaşan yapımlar uzun soluklu olamıyor; izleyici bir şekilde bunu hissediyor ve ekran başından kalkıyor. Bu noktada, “Taşacak Bu Deniz” gibi projelerin neden tuttuğunu, hangi duygulara ve nostaljik bağlara hitap ettiğini tartışmak, TRT’nin genel yayıncılık vizyonunu anlamak açısından da önemli olacaktır. “Taşacak Bu Deniz” örneği üzerinden değerlendirildiğinde, TRT’nin başarılı projelerinde nostalji ve toplumsal duygulara hitap etme yetisinin, kanalın izleyiciyle bağını güçlendirdiği görülmektedir.

Her şeye rağmen; “Taşacak Bu Deniz” dizisi, Karadeniz kültürünü ve bölgenin kendine özgü yaşam tarzını ulusal çapta tanıtarak, Karadeniz’e önemli bir katkı sağlamıştır. Dizideki karakterlerin yerel şiveyle konuşmaları, yöresel müziklerin ve geleneklerin işlenmesi, hem bölge insanının kendini ekranda görmesini sağladı hem de Türkiye’nin diğer bölgelerinde Karadeniz’e olan ilgi ve sempatiyi artırdı. Ayrıca, dizinin Karadeniz’in doğal güzelliklerini ve toplumsal dayanışma ruhunu öne çıkarması, bölgenin turizm açısından cazibesini ve kültürel değerlerinin korunmasını destekleyici bir rol oynadı.

Müteşekkirim.



gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın

gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin