her şeyin başı: boşluk. o da bazen doldurulur, bazen doldurulmaz… orası ayrı.


çok sevdiğim bu YouTube kanalından dilediğiniz parçayı dinlerken okursanız bu yazımı, daha iyi. şarkı seçemediyseniz de en altta iki şarkının bağlantısını ekledim ben.

https://www.youtube.com/@worldhaspostrock


ONUR BERKAY SUİÇMEZ

20 MART 2026 – ANKARA


Kültürler, farklı kelimeler kullansalar da temel mantık aynıdır: ister fotoğraf ister şarkı ister çizgi roman olsun, .”ALBÜM” parçaları bir arada sunan bir koleksiyon demektir.

Tabula rasa: boş levha → zihnin deneyimle dolması.

Albüm: boş sayfa → fotoğraf, şarkı veya bilgiyle dolması.

  • İkisi de “boşluk”tan “doluluk”a geçiş‘i simgeler; biri felsefi, diğeri kültürel bağlamda.

“Albüm” kelimesi Fransızca album sözcüğünden Türkçeye geçmiştir; kökeni ise Latince album (beyaz şey, boş sayfa) ve albus (beyaz) kelimelerine dayanır. İlk anlamı boş yapraklardan oluşan defterdir; bu yüzden hem fotoğrafların, pulların, kartpostalların toplandığı defterlere hem de şarkıların bir bütün halinde sunulduğu müzik eserlerine “albüm” denmiştir.

Latince: Tabula = levha, tablet; rasa = kazınmış, temizlenmiş.

Romalılar balmumu kaplı tabletleri yazı için kullanır, ısıtarak temizlediklerinde “tabula rasa” yani “boş levha” elde ederlerdi.

Felsefi anlamına bakıldığında başlangıçta Aristoteles’te ilk ipuçları vardır; John Locke (17. yüzyıl) kavramı sistemleştirmiştir. Locke’a göre insan zihni doğuştan boş bir levha gibidir, tüm bilgi deneyimle kazanılır.

Eski Roma’da beyaz alçıyla kaplanmış panolara yazılan duyurulara album denir.

Fransızca‘da Album sözcüğü boş yapraklı defter anlamıyla kullanılmıştır.

Türkçe: 19. yüzyılda Fransızcadan geçti; dilimizde ilk yazılı örneğini Ahmet Mithat Efendi kullanmıştır.

Kullanım mantığı aynı ikisinin de: boş sayfaların doldurulması → kişisel hatıralar, koleksiyonlar.

Müzik dünyasında “albüm” terimi, bir sanatçının birden fazla eserini bir arada sunduğu kaset, CD veya dijital dosya bütününü ifade eder. Mantık yine aynı, bir defterin sayfaları gibi, şarkılar da bir araya getirilerek bütün oluşturur.

Eski Roma’da “album” beyaz alçıyla kaplanmış panolara yazılan duyurular için kullanılırdı; bu da “bir şeylerin topluca sunulması” fikrini pekiştirmiştir.

Japonca’da albüm, アルバム (arubamu) anlamını Fransızca/İngilizce album kelimesinden alınmıştır.

Hem fotoğraf albümü hem de müzik albümü için aynı sözcük kullanılır.

Japon kültüründe özellikle okul yıllıklarına da アルバム denir; yani “kolektif hatıraların bir arada sunulduğu kitap” mantığı korunur.

Almanca’da albümün Latin kökeni doğrudan korunmuştur. Hem fotoğraf koleksiyonları hem de müzik eserleri için aynı kelime kullanılır.

Ayrıca “Gedichtalbum” (şiir albümü) gibi özel kullanımları da vardır; yani yazılı parçaların topluca sunulduğu defter.

Fransızca’da fotoğraf albümü, çizgi roman albümü, müzik albümü… Hepsi aynı mantıkla “bir araya getirilmiş parçalar bütünü” anlamını taşır.

Çizgi roman dünyasında “album” kelimesi, tek bir hikâyeyi içeren ciltli kitap için standart terimdir.

Çince’de 相册 (xiàngcè) fotoğraf albümü için kullanılır (相 = görüntü, 册 = kitap).

Müzik albümü içinse İngilizceden alınan 专辑 (zhuānjí) kullanılmaktadır. Yalnızca burda ilginç bir ayrım var: görsel koleksiyonlar için yerli kelime, müzik için ise yabancı kökenli kelime tercih edilmiştir.


gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın

gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin