ONUR BERKAY SUİÇMEZ
27 MART 2026 – ANKARA
“Tiyatro yapılır mı, oynanır mı?” sorusu aslında tiyatronun doğasını ve dildeki ifade biçimlerini sorgulayan bir tartışmadır. “Yapmak” fiili, bir etkinliği organize etmek, bir sanat dalıyla uğraşmak, bir topluluk kurmak gibi daha geniş bir anlam taşır. Bu yüzden “tiyatro yapmak” dediğimizde, bir oyunu sahneye koyma sürecinin tamamını kapsar: metnin seçilmesi, provaların yapılması, sahne tasarımının hazırlanması, ışık ve müzik düzenlemeleri, oyuncuların hazırlanması. Yani tiyatro yapmak, bir sanat üretim sürecini üstlenmek demektir.
“Oynamak” ise daha dar ve somut bir eylemi anlatır: sahneye çıkıp bir rolü canlandırmak. Oyuncular için doğru ifade budur. Bir kişi “Ben tiyatro oynuyorum” dediğinde, seyircinin karşısına çıkıp karakteri yaşatmayı kasteder. Bu kullanım, tiyatronun performatif yönünü vurgular.
Dolayısıyla “tiyatro yapılır” ifadesi, tiyatro sanatının üretim sürecini; “tiyatro oynanır” ifadesi ise sahne üzerindeki icrayı anlatır. İkisi birbirini dışlamaz, aksine tamamlar. Bir oyunun seyirciye ulaşabilmesi için önce yapılması, sonra oynanması gerekir. Bu ayrım, dildeki inceliği ve tiyatronun hem kolektif üretim hem de bireysel performans boyutunu gösterir.
“Tiyatro hem yapılır hem oynanır” argümanı, tiyatronun çift yönlü doğasını ortaya koyar. Bir yandan tiyatro bir üretim sürecidir: metin yazılır, sahne tasarlanır, kostümler hazırlanır, provalar yapılır. Bu bütünsel süreç “tiyatro yapmak” olarak adlandırılır. Yapmak, tiyatronun arka planındaki emeği, kolektif çalışmayı ve sanatın inşa edilmesini ifade eder.
Diğer yandan tiyatro bir performanstır: oyuncular sahneye çıkar, karakterleri canlandırır, seyirciyle doğrudan iletişim kurar. Bu canlı icra “tiyatro oynamak”tır. Oynamak, tiyatronun sahnedeki yüzünü, seyirciyle buluşan anı ve sanatın yaşanan tarafını anlatır.
Bu nedenle tiyatro yalnızca bir “oyun” değildir, aynı zamanda bir “yapım”dır. Yapılmadan oynanamaz; oynanmadan da yapılmış sayılmaz. İki fiil birbirini tamamlar: yapmak süreci, oynamak sonucu temsil eder. Tiyatro sanatının gücü de tam burada yatar: hem kolektif bir üretim hem de bireysel bir performans olarak var olur.

Yorum bırakın