30 Nisan 2023 – Ankara
Onur Berkay Suiçmez

14 Mayıs’dan sonra;
“İnsan müsveddesi”, “Kanalizasyon çukuru” , “Giderlerse gitsinler”, “Ananı da al git”, “Cibilliyetsiz”, “Terbiyesiz”, “Namussuz”, “Haysiyetsiz”, “Alçak”, “Ulan”, “Sapık”, “Şerefsiz”, “Haşhaşi”, “Pislik”, “Tezek”, “Çöplük”, “Çukur”, “Sen kimsin ya?”, “Kurt mudur, köpek midir?”, “Zürriyetsiz”, “Morg bekçisi”, “Vatan haini terörist”, “Kadın mıdır, kız mıdır?”, “Bir çocuk yetmez, bas gaza”, “Makyaj yapan kadının kaportası bozuktur”, “Kelle”, “Nankörler”, “Dilini koparırız”, “Çürük”, “Sürtük”, “İllet”, “Zillet”, “Dur bakalım, bunlar daha iyi günlerin”, “Kanırta kanırta” ve benzeri lafları bir daha duymak istemiyorsan…
Düşün, taşın, vicdanına danış…
Oyunu ona göre kullan.!
#İlkTurdaBitirelim
Bu mesaja denk düştüğüm birinci anda; ağzı bozuk, yüzü kirli, koruma ordusu olmadan bir adım bile yürüyemeyen bir vasıfsızın ve yandaşlarıyla müteahhitleriyle, 28 yıllık hayatımın 20 yılında yaşadığım ülkeyi ne kadar batırabilirse o kadar kendi kültürsüzlüğüne batırabilmiş olduğunu fark ettim.
Avukatım olmadan, avukatlık mesleğine aşina bile olmadan, bu zamanlara kadar adaletin her zaman cebini doldurana hizmet edeceğinin farkında bir İletişim Bilimleri Fakültesi mezunu olarak; bakan olmuş, milletvekili hatta başbakan olmuş ama yetkisinin halktan aldığını unutmuş, Mehmet Akif’in İstiklal Marşı’nı yazdığı şartlardan yazılanı okuyamayan okusa da anlayamayanların devrindeyiz. MHP’li Ekmeleddin’in, hatta Istanbul’un son belediye seçimlerinde 2 kere kaybetmiş AKP’li Binali vb. siyasal şarlatan tipitiplerden ne çok var bu memlekette bilirken mesleki yeterliliği karşılamadığından mesleklerini yapamayacağına dair meslek örgütlerinden atılan tayyarelerin elinde kağıttan başkasının yazdığı yazıyı bile okuyamadığı zamanlara çok kolay çok zahmetsiz topun orta sahayı çok hızlı katettiği zamanlara sahte yapılanmalarla sahte diplomalarla, binlerce genç öğrencinin üstüne basa basa yükselip, sıradan halkı ya da öne çıkanları ya hapse atıp ya da kaza süsüyle öldürttükleri, üstüne kendileri iktidarda oldukları yetmediği gibi, davalarına kendi yeşil sermayelerinin destekçisi adalet şarlatanlarının baktığı ve savunduğu davalarda memleketin önceki 20 yılını çalmış olabildilerse de, önümüzdeki yıllarda hiçbir zaman kuramadıkları ve kuramayacakları kültürel iktidarın her zaman annesi babası, annesinin babası babasının babası ve hem de kendileri okumuş oğullar ve kızlar karşısında hiçbir şanslarının olmadığını kendileri de anlayacak oldular ki, halka hakaretten yargılanacak olan, adı ve cismi anılmaması şart olan, bozuk bağırsaklarıyla ülkenin temiz ve masum insanlarının geleceğinin içine daha fazla edemesin.
Önceki ay sonunda, dil meselesi ve direkt mesaj başlığında yazdığım şekilde; “İmam-hatipler ne matematik ne mantık ne felsefe dersini almamışken daha önceki yazılarımda belirttiğim şekilde; makine mühendisliği öğrenciliğimi yarıda bırakmama vesile olan matematik sınavından 19 almam ve soruları o zaman lisede okuyan kardeşime yolladığım zaman bütün soruları çözebiliyor olması beni “doğaçlama mühendis olunmaz” sözleriyle tamamen odaklandığım, İletişim Bilimleri macerası; ve çalışmaya devam ettiğim; Sinema – Televizyon ’a dair bilimsel yaklaşımları en doğru araçları en basit ve en karmaşıktan öğrenmeye açık olduğum zamanda vaktimi neredeyse hiç heba etmeden hazırlıklı yakalamışken takipçilerimi biraz odaklanmış biraz da dalgın bir bahar alerjisi nezlesiyle bitirdiğim önceki hafta ne kitap okuyabildim ne film seyrettim. Enerjimi korurken dahi zihin o kadar yorulmuş ki; 14 Mayıs’ı 15 Mayıs’a bağlayan akşam, “one minutes”cüler, tamamını olmasa da çakal ve sansarlarını üzerimize çekip, kavga ettirmeye meylederse yine, bu zamana kadar ne hak ediyorlarsa fazlasıyla karşılığını bulacaklardır.”[1]
[1] Dil Meselesi ve Direkt Mesaj – gündüzleri geceymiş gibi – yeşil dallarız dünya ağacından (onurberkaysuicmez.wordpress.com)

saphilopes için bir cevap yazın Cevabı iptal et