Onur Berkay SUİÇMEZ
ANKARA
resmi veya değil; tatil (holiday), bayramlar dahil veryansın edilerek; eskiden ne de güzel geçiriyorduk günlerimizi diye yad edilerek kutlandığı bir şey değildir. kurucu değerlere saldırıları püskürtmek de sadece parlementoya bırakılacak kadar basit bir olay değildir. dün baharın son günü yaz başı manifestosu yazıp paylaştım. bu memlekette beni temsil edemeyecek o kadar vekil varken, tribünlerde küfür edildiğinde kapatıp ya boş sahneye dönük kameralarla kayıt altında oynanan futbol sezonlarında, kadın ve çocuklara maç seyretme ‘şansı’ nı dahi kendine yorabilecek kadar üstten bakan a.k. partisi iktidarından önce de kızlarla birlikte oyun oynayıp, yürüyüp, dışarda ve içerde zaman değerlendirmeyi bilen, birbirinin yüzünü her ân görmese, sesini her ân duymasa dahi direnmeye devam eden biz deyince kimi kastettiğimi anlayan kaçanlardan ziyade kaçmayanlardan, sözlü sözsüz çok tokat yiyecek iktidar. dar değil bana ankara, ayaklarım yere sağlam basıyor. saray başarıların üstüne çöreklenmeye başladığında anlayın ki; Berkay koştu koştu da yorulmadı, coştu coştu durulmadı da. ya sigaraya ya şarap ya da biraya zam yaparlar yakındır. benim tek veya dostlarla yanyana tükettiğimiz mamüllerden aldıkları vergilerle saraydan odacık kapan milliyetçi duramayış partisi ve dedemin yaşadığı zamanlar Trabzon, Sürmene’de en kuvvetli bürokratlarından olduğu demokrat parti ve annemle babam hâla yaşarken devlet memuru olmak bile zûl haldeyken, aydınlarla birlikte emek ve kuvvetini hiçbir koşulda kiralamadan ve de satmadan demokratik sol particilik oynamaktansa özgürlük ve dayanışmayı savunuyorum. sağ yumruğum havadayken, sol yumruğumun ne kadar ağır olduğunu, kime karşı durduğumu bilenler zaten yanımda ve/veya kalbimde. kimlerle yanyana olduğumda sulak olmayan altı balçık topraklarda kuyumuzu kazanların bizimle oynamaya çalışırken kuyunun altında kalacaklarını birden bire değil, çalmadan çalışırken tekrar bildiriyorum. tema vakfı seninki kaç santim uygulamasına devam ediyor mu bilmiyorum ama sünnet olduğum ilkokul yıllarımdan şimdiye kime büyüyeceğimi kime büyümeyeceğimi bilir ve kendimden başka kimseden korkmazken, hele bir deneyin din adına kurban vermeye, hele bir çabalayın benim sevdiğim birilerine bırak dokunmayı, yaklaşmayı. o zaman ebenizi değil belki beni daha çok görmeye başlarsınız karşınızda.

Yorum bırakın