Türkiye’nin Avrupa’ya Katıl(ama)ma ve Şarkı Yarışmaları Vizyonu

Onur Berkay Suiçmez

06.06.2023

Ankara, Türkiye.

Günümüzde bize medya tüketimi fırsatı sunan ne kadar çok aracı bilinçli veya bilinçsizce kullanırsak kullanalım, bireysel algı mekanizmalarının fazla ilerlemesine izin verilmeyen, magazin ünlüleri ve şarlatan politikacıların iktidarında, ‘gelişmekte olan ülke’ sıfatını dahi yitirmek üzere dizayn edilmekte olan TV kanalları ve bu kanallarda yayınlanan, kitleleri ekran önünde saatlerce uyuşturan, yapım kaynakları ve yapım bütçeleri hangi ideoloji iktidardaysa o kitlenin yandaşlarınca şişirilen dizi-film, (un)reality-show programlarıyla vakit harcayıp, bilgisiz yöneticilerin yönlendirmesiyle görüntü kirliliği ve gürültü kirliliği bombardımanına maruz kalabiliyoruz.[1]

Dilsel bir deyimi anlayarak bakan ve duyan birileri, her kim olursa olsun; belli bir takım şartlandırılmış davranışlara yol açan durumda olacağından, deyimi belirleyici olarak düşünebiliriz. “Bütün limonlar ekşidir.” ve/veya bütün kuğular beyazdır” vb. önermelerin doğruluk değeri, belirsizdir. Çekirdekli ya da çekirdeksiz, ekşi, tatlı, ve hatta daha henüz olmadığından acı tadan bir limon da karşımıza çıkabilir bunun yanında bütün kuğular çoğunlukla beyaz olsa da tamamen aynı renkleri taşımak zorunda değildir.[2]

Ne bütün limonların ekşi olması zaruridir, bununla birlikte bazı limonların ekşi olmaması da mümkündür, doğru önermelerdir. Başka bir değerlendirmesinde Grünberg durumu farklı açıklar: H2O yapısında olmamasının yanında  bütün diğer özellikleri bakımından suya benzeyen bir başka maddeye emin olmadan cevap veremeyiz ama ya “evet, bu sudur.” ya da “hayır, bu su değildir.” şeklinde net bir biçimde düşüncelerimizi ortaya koymalıyız.

Birey ne kadar çok eğitim tüketirse, o kadar çok “bilgi stoku” ele geçirir ve bilgi sermayedarları hiyerarşisinde o kadar yükseğe çıkar. Bu nedenle eğitim, toplum için yeni bir sınıf yapısı belirlemektedir; ki bu toplum içinde, büyük çaptaki bilgi tüketicileri yani bilgi stokunun daha büyük miktarlarını elde etmiş olanlar toplum karşısında daha yüksek bir değere sahip olduklarım iddia edebilmektedirler. Bu kimseler, toplumun insan sermayesi makamında sağlam teminatları ve kendilerine tahsis edilmiş olan daha güçlü ve az bulunur üretim araçlarına açılan geçidi temsil etmektedirler. (Illich, s. 107)

Bir devleti hiçbir şey yenilik kadar rahatsız etmez. Değişiklik hep kötülüğe ve zorbalığa yol açar. Bir tek parça bozulunca düzeltilebilir. Her şeyin özündeki bozulma ve çürüme eğiliminin bizi ilkelerimizden uzaklaştırmasına da karşı koyabiliriz; ama koca bir toplumu yeniden kalıba dökmeye, bu kadar büyük bir yapının temellerini değiştirmeye kalkmak, düzeltecek yerde silip süpürmek, ufak tefek kusurları toptan bir kargaşalıkla düzeltmek, hastalıkları ölümle iyi etmek “devleti değiştirmekten çok yıkmak istiyen” kimselerin işidir. Dünyanın birden düzeleceği yoktur; ama insanlar kendilerini sıkan şey karşısında o kadar sabırsızdır ki, her ne pahasına olursa olsun ondan kurtulmak ister. Binlerce örnek de gösteriyor ki dünya böyle çabuk şifa aramaktan hep zarar görür. Halinde bütünlüklü bir iyileşme olmadıkça bir anlık dertten kurtulmak iyileşmek demek değildir.[3] (Montaigne, s.61).

Mehter dünyanın ilk ve en eski alaturka ordu bandosudur. Hunlar zamanındaki adi Tuğ olan ve vurmalı sazlarla nefesli sazlardan oluşan askeri mızıka okulunun Fatih’ten sonra aldığı isim, Hunlardan beri Türk savaş tekniğinin vazgeçilmez unsuru olan askeri müziğin amacı, çok uzaklardan duyulan ve gitgide yaklaşan gök gürültüsüne benzer yabancı bir müziğin sesiyle düşmanın moralini bozup savaşacak güç bırakmamak, düşmanı teslim almak suretiyle harbi en kısa zamanda bitirmek ve böylece bir bakıma insan kıyımını önlemektir.[4]

Avrupa Yayın Birliği tarafından geleneksel olarak düzenlenmekte olan Eurovision Şarkı Yarışması‘nda günümüze kadar altmış dört şarkı birinciliği elde etti. İlk yayın yılı olan 1956’dan itibaren yayınlanmaya devam eden yarışma, dünyada yayını devam eden en uzun süreli televizyon programlarından biridir. Yarışmada yayın tarihi boyunca farklı oy verme sistemleri kullanıldı. Kazananların, yarışmaya katılan ülkelerin oluşturduğu jüriler ve tele oylama yöntemi ile belirlendiği yöntemler, merkezî oylama yöntemleridir. Ülkelerin verdiği puanlar sonucu en yüksek puanı alan kişi birinci ilan edildi [5]

1956’da düzenlenen ilk Eurovision Şarkı Yarışması‘nda oylama yapılmasına rağmen yarışmacıların aldığı puanlar açıklanmadı, sadece yarışma birincisi açıklandı.[6]

Eurovision Şarki Yarışması serüvenin başladığı 1975 yılında Türkiye’nin Semiha Yankı’nın sahnede giydiği birçok renkten oluşan çiçek, lale, gül motiflerinin bulunduğu elbise Anadolu’nun köylü kadınını yansıtması bakımından kültürel bir semboldür. Kanaviçe üzerine islenen lale, Türk-Iran tasavvuf geleneğinde, simgesel anlamda, “kalbinde derin yara izi taşıyan âşık”; Sufi gelenekte ise simgesel anlamda “kalp gönül çelici kadın” olarak sembolize edilmektedir.[7] (Korkmaz, 2010: 812)

Seslendirdiği şarkıyla ilişkilendirecek olursak, “Seninle Bir Dakika” aşkı anlatan bir şarkı olması, âşık olan bir kadının sahnede yer alması ihtimalini kuvvetlendirmektedir.[8]

2012’den bu yana, ülkemiz nasıl ve ne şekilde Avrupa yollarından, Ortadoğu bataklığına çekildi? Bu, Siyaset Bilimcilerin yönetemeyen yöneticilere karşı soracağı bir soru ya da sormadan yanıtlayabileceği kronolojik zamanın bu halkın vatandaşlarının hakkını yerken zenginleşen kalitesiz bir azınlığın; otokratik, sistemsiz ve yıkım politikalarının neden ve sonuçlarını araştırma konusu yapacak ve/veya yapmış olan Siyasal İletişimcilerin çabalaması şart olan bir konuyken; özellikle Eurovision ve Avrupa Birliği projelerinden bir bir çektirilmeye zorlanan üstyapı, altyapısı yabancı, televizyon uyarlamalarından; Yeteneksizsiniz ve O Ses benzeri yarışmalarla küresel bir düzlemde, şöhret peşinden koşan amatörlerin, müzisyen değil sanatçı değil sadece şarkıcıların türemesine ve kalitesiz azınlığın destekleyicisi kalabalığın gürültüsünden başka hiçbir anlam ifade etmeyen, “junk media”ların pazarlama stratejilerinin karşısında muhalefet edecek herhangi bir kanal ya da oluşum da olmayınca, bir zamanlar bir eli yağda bir eli balda olan Türk halkı, bir kültür devrimi hayal edilemezken, kültürel olarak zengin, konumsal olarak üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde, denizden değil balık yemek, çöpten ne bulsa yiyecek ve ekmeğini kazanma uğruna gürültülü kalabalığın, maalesef ayakların baş olmasına hem neden hem de sonuç teşgil ettiğini belirtmektedir.

Her şeye rağmen, kültür vardan yok yoktan var edilemeyeceğindendir ki  biz buradayız hala.[9]

Kaynakça

Grünberg, T. (1999). Anlama, Belirsizlik ve Çok Anlamlılık. Ankara: Gündoğan Yayınları.

Illich, I. (2000). Tüketim Köleliği. Istanbul: Pınar Yayınları.

Montaigne. (1986) Denemeler. Istanbul: Cem Yayınevi


[1] Kitap Kültürü vs Televizyon Kültürü – gündüzleri geceymiş gibi (onurberkaysuicmez.wordpress.com)

[2] Pragmatik ve Semantik: Ev ve Limon Ağacı – gündüzleri geceymiş gibi (onurberkaysuicmez.wordpress.com)

[3] Etkileşimli medya yapılanırken, altyapı ve üstyapı nasıl temellendirilmiş ve hangi mekanizmaları kullanarak küresel bir yapıya kavuşmuştur? – gündüzleri geceymiş gibi (onurberkaysuicmez.wordpress.com)

[4] Eurovision Şarkı Yarışması Ve Kültürel Semboller – Dilay Nakış. Https://Www.Academia.Edu/39966672/

[5] “Extract From The Rules For The 2007 Eurovision Song Contest” (Pdf). Eurovision.Tv. 29 Eylül 2007 Tarihinde Kaynağından Arşivlendi (Pdf). Erişim Tarihi: 22 Ağustos 2007.

[6] “Eurovision 1956”. Eurovision.Tv. 6 Aralık 2008 Tarihinde Kaynağından Arşivlendi. Erişim Tarihi: 24 Mayıs 2008.

[7] Korkmaz, Esat, 2010, Simgeler Sözlügü, Anahtar Yayincilik,Istanbul.

[8] Eurovision Şarkı Yarışması Ve Kültürel Semboller – Dilay Nakış. Https://Www.Academia.Edu/39966672/

[9] https://onurberkaysuicmez.wordpress.com/ki-buradayiz-hala/


gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

“Türkiye’nin Avrupa’ya Katıl(ama)ma ve Şarkı Yarışmaları Vizyonu” öğesine 2 yanıt

  1. […] Türkiye’nin Avrupa’ya Katıl(ama)ma ve Şarkı Yarışmaları Vizyonu neandria’nın suna’sı ve türkiye’de spor başarısı […]

    Beğen

  2. […] Türkiye’nin Avrupa’ya Katıl(ama)ma ve Şarkı Yarışmaları Vizyonu ilk defa: yanyana gelmenin şarkısıyla, önce kadınlar ve çocuklar. Düşünme, Düşleme, Düşündürme ve Kültürel Dönüşüm […]

    Beğen

matematikte kaç değişkenli denklemler çözebiliyorsunuz? – gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından için bir cevap yazın Cevabı iptal et

gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin