Ölümü kutsayanları protesto ederken, yaşarken aşkla yürümeye devam ediyorum.

03.12.2023- ANKARA

2013 – 2014 sezonu, FB resmi olarak son şampiyon olduğunda, kendim ve kendi başıma Sinema – Televizyon okumaya karar alıp makina mühendisliği okumaya başlarken bırakmaya da eş zamanlı karar verdiğim döneme denk düşen ve akan zamanda, kendimi kendimden başka kimseye kanıtlamayacağıma dair söz vermiştim.

10 yıl oldu, o zamandan bu yana bir kere bile futbolda şampiyon olamayan şikecilerin ne oynadığı ayak oyunlarına ne de herhangi bir odun parçasına ayağım takılmadı. Ancak kimi arkadaş, kimi büyüklerimin haksızlığı hak gören anlayışın parçası olduğuna şahit olduğumda üzülmediğimi de söyleyemem.

Takım ruhunu çalabilmek üzerine kuran yöneticilerin başımızda bulunduğu bu ülkede, seveceğim ve beni seven bir kadını hayatıma dahil edip tutmayı da, elime yüzüme bulaştırmadan yapacağım meslek ve kazanacağım helal parayı elde edebilmek ve koruduğum değer ve morallerim adına da tamamen kimseye bağlı olmadan ve bağlı kalmadan kendim ve ailem dışında herkesten bağımsız bir konfor alanını yaratmayı da hedefleyip, okuduğum kitap, tükettiğim tütün, aralarda sık sık tükettiğim alkolün de dozunu kaçırmadan, aşırı hiçbir davranışta bulunmadığım bu 10 yılda, yüz vermesek de tepemize çıkan yönetemeyen yöneticilerden, hadsiz sahtekarlardan ve yetenekli miyiz yeteneksiz miyiz onu bile kendine yontarak show programlarıyla halkın uyutulma ve sömürülme sürecinde, Maya – İnka ve Eski Uzakdoğu diyarlarında kullanılan 12 hayvanlı ay takviminde kaplan sezonunda yaklaşık 11 yıl sonra 21-22’ sezonunda şampiyon Trabzonspor olduğundan bu yana, tavşan sezonunu sarayla alakalı ya da alakasız Galatalılara kaptırdığımız bir sonraki sezon sonundaysa, şampiyon başkan ekip ve kadroyu el çektirip iktidar masası ya da iktidar maşasıyla HES projesinden, derelerin akışını durdurmaktan başka yol yordam bilmeden yönetmeye talip olup, tuttuğum takımın bütün taraftarlarına sahaya ya da maça çıkmadan destek vermememizden başka da hiçbir yöntem bilmeden boş tribünlü ya da kendisini destekleyecek bölünmüş gruplarla Karadeniz Kaplanını, ve simgesel şekilsel değil küçücük bir akılla ejderha meyveli sumuthi sofralarına hizmet eder hale ve hatta dilenir hale dönüştürebilecek kadar düşük profilli oyuncularla oynar hale düşüren takımda kendilerinden başka destekleyecek bir kişi kalmamış da tek çare kendilerine bağlı olarak çözülecekmiş sanıp, hareket ederken, hakareti hak eden, hakareti hak edip, hareket etmeyen ruhsuzluğa da tahammülüm kalmamıştır. Ne öldürdük ne öldük. Kazım Koyuncu’yu kanser eden Karadeniz Sahil Yolu projelerinden Viya albümüne, dedemizin amcalarımızın babamızın zamanın efsanesi Ali Kemal, Şenol’ların tuttuğu ve oynadığı takımdan, bizim çocukluğumuza, tuttuğumuz takımı Yattara, Fatih Tekke’lerin zamanından yerli yersiz akılsızlıkla memleketçilik kakalayanların diline düşüren, yabancı futbolcuları eşleri ve çocuklarıyla 1 sezondan fazla tahammül edilemeyecek halde bırakan şehir ve baskının da yönetilemeyen yönetimin olmayan aklının da ülkemizin yönetilemediği realiteden bağımsız olmadığını düşünürken. Foya Foya diyenlere Fora Fora, Viya Viya diyenlere Vira Vira diyeceğimiz zaman da gelecek. Ama biraz sakin ama biraz çıldırmış nasıl olur, ne zaman olur bilemesem de şehrin çocuklarını mutsuz uyumaya, keyifsiz atmosferde huzursuzluk yaratmadan, yerli ya da yersiz (haymatlos=mekânsız) taraftarlarımızı takıma yönelik dışardan sipariş usulü değil, yiyeceksek eğer özden ve birden hep beraber yanyana ve karşılıklı yiyeceğimiz sofraları, tek başımıza kurmamıza sebep olanın kendimizden olduğunu bilmeye, birbirimizi sevmesek de huzurlu bir düzen kurmak adına, neyin ve kimin düzenini yakacaksak hep birlikte meşalelerimizi yakmaya, neyin düzenini yıkacaksak hep birlikte Dozer Cemil misali, bizim takımdan başka takımın kaptanı olacağına futbolu bırakan ruhu ve Onur değil Onursuzlar gidecek (Vira) zamanlarında kalecimiz Onur Kıvrak aynı yolu seyrettiğinde, tekrar şampiyon olmak adına kaç yıl kaybedilmiş, heba edilmiş, bakmaya basit veya karmaşık kim nasıl anlıyorsa o yoldan bakmaya dair bir çağrı olarak ben Suiçmez’lerden Onur Berkay olarak, tek bir yazıyla değil birkaç kere okunmayı, bir kişiyi bile onurlu, temiz ve adil oyun oynayacak şekilde düz ve doğru yola sevk edebilmenin zorluğuna rağmen, sembolik olsa bile adaletin terazisinin bir elinde de kılıcını tuttuğunun bilincinde olduğumu bilmenizi saygılarımla arz ederim.

ONUR BERKAY SUİÇMEZ


gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

“Ölümü kutsayanları protesto ederken, yaşarken aşkla yürümeye devam ediyorum.” için 2 cevap

  1. […] yazdığım yazıyla biraz daha netleşip önümdeki yollara daha net bakarım diye düşünüyorum.Ölümü kutsayanları protesto ederken, yaşarken aşkla yürümeye devam ediyorum. – gündüzler… 7 Temmuz 2007’de dangerTS (o zamanki aklımla değil şimdi düşünüp anlamını şöyle […]

    Beğen

  2. […] yazdığım yazıyla biraz daha netleşip önümdeki yollara daha net bakarım diye düşünüyorum.Ölümü kutsayanları protesto ederken, yaşarken aşkla yürümeye devam ediyorum. – gündüzler… 7 Temmuz 2007’de dangerTS (o zamanki aklımla değil şimdi düşünüp anlamını şöyle […]

    Beğen

Berkay’ın Futbol Şovu – since 26.09.1995 – YouTube – gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından için bir cevap yazın Cevabı iptal et

gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin