Kendimden şüphe etmememi sağlarken, şüphe etme kendinden.


Onur Berkay Suiçmez

10 Haziran 2024- Ankara


Liseli aşıklar gibi, aylar boyunca, bahçe- park fark etmeksizin birbirimize baktığımız, sonrasında da bu yaşta, sen mi önce kapatacaksın telefonu ben mi diye düşündürüp uyanmam şart olan birden fazla sabah beni kaldırdığından Hilal’e teşekkürlerimle, önceki yılı noktalamak adına bu kadar zaman tek başıma beklesem bile, çekirdek aileme sevgi ve saygı benden yana zaten tükenmez ve sizlerden de doğrulara nazar etmeyenlerin başarılı olduğu bir yıl dilerim.


“Yeniden doğmak, eski varlığımızla ilgiyi kesmek değil, ona yeni hayat aşılamaktır.”[1]

“Kendi aklını kullanmayan insan, kitapların en güzeline de inansa, özgür düşünemiyor demektir.”[2]

“Mutluluk gibi, dostluk gibi, sanat da ancak anlaşmış sevgilerle gelişebiliyor.”[3]


[1]             Sabahattin Eyüboğlu. Sanat Üzerine Denemeler. Istanbul: 1974. s. 8

[2]             Sabahattin Eyüboğlu. Mavi ve Siyah. Istanbul: 1977. s.34

[3]             Sabahattin Eyüboğlu. Sanat Üzerine Denemeler. Istanbul: 1974. s. 502



“Zaman Herkes İçin Aynı Akan Bir Niceliktir.” tanımlamasını, ona okuması için verdiğim kitabı bitirdiğinde bir kâğıda yorumlayıp yazarsa diye ben yakınlarda veya ileriki zamanda çekilecek bir senaryoma destek kuvvet değil yeni bir dokunuş olanağını değerlendirici vasıfta biri olarak beklerdim. Şimdi uyu sabah tekrar bakalım zamanlarını ardımızda bıraktık ki ondan yazabiliyorum daha rahat bir şekilde. konuşmadığımız atlayıp bakacağımız bir şey kalsa bile iletişimimiz tek yönlü akar ve ben bunu değil güzelliğinizle dokunuşunuzla birlikte yarattığımız etkiyi bekleyeyim.

Gök gürüldüyordu, yağmur az ama bugünden sonra daha rahatlarız serin serin bir sonbahardan sonra, ilkbaharda da havadan sudan konuşmaları kısaltıp. Tanıştık ve oldu bitti olmadı ilk defa, şansıma mı desem, şansımıza mı? Bilmiyorum.

Bir fotoğraf çekilmesi talep edildi. Herkes, aceleyle birbirinin fotoğrafını çekmeye çabaladı, ama kimse birbirinden gözlerini kaçırmadı.

Hikayemizin bu bölümü yani başlangıcı ne düğüm ne de dönüm noktalarında bakışlarını da kendini de benden kaçıracağını tahmin bile edemediğim bir güzellik yanıma oturduğunda öyle hoş bir koku kapladı ki etrafı, sanki burnumdan aldığım nefesle direkt kanıma karışıp beynime ulaştı ve yanıma oturmuş olması bizim kaderimizin ortaklaştığını düşündürtecek halde fena bir noktada başladı.

Ben Berkay. Konuşmalarımı “B” olarak, sevdiğim sevenim güzeller güzeli, eski kız arkadaşımı “H” olarak kısaltarak kullanacağım.

Tarih, Ekim olmadan önceki son haftası iki bin yirmi üçün. Eylül’ün 26’sında, 28 yaşıma gireceğim. Tam bir hafta öncesinde tanıştık.

Sonradan bir kısa film çalışmasında ekip olacağımız ama o zaman bilmediğimiz 4 kişi birlikte yürüdük, Ankara’nın daha önce hiç bulunmadığım nadir tepelerinden birinden Kızılay’a doğru. Ben “normal şartlar altında”, hatta bırakın “normal şartlar altında” yı, neredeyse hiç, anında ulaşabileceğim ve rahatsızlık verme olasılığımı düşünüp tanışıp ayrılırken telefon numaralarını istemiyorum. Whatsapp’ta, ortaokulumdan, lisemden ve hatta üniversiteden hiç kimseyi bırakmadım. Ulaşılabilir ve neredeyse sürekli olarak çevrimiçiyim zaten, arayanlar adına telefon numaram aynı, kitaplığımı bulunduğum şehirlerden aldığım kitaplarım, bilgisayar oyunlarım ve müzik kitaplığı kurma aşamasında, bir yüksek lisans öğrencisi olarak hayatımda ilk defa evlenmeyi düşündüm. Pandemi zamanlarından bu zamana 4 yıl olmuş ve ben hala düzenli bir şekilde para kazanmıyorum. Tanıştığımız gün evlenme teklif etsem ve kabul etse acayip keyifli olurdu. Ancak, zor zamanlarda yükü sırtına alıp taşıyan kambur mu yoksa dikey çubuk krakerin mi omurgası daha düzgün, buna da zamanı gediğinde, birlikte bakacağız. 

B: Yoğun bir gündü, neredeyse sıfır uyku, 15000 adım yürümüşüm yaklaşık. Siz vardınız mı evinize? Ben çok sevindim tanışmamıza, fotoğraflardan müziklerden çok ortak noktamız var gibi görünüyor. Daha çok mutlu etti beni, yolculukta dinlenirken dinlersiniz, listemiz de kendiliğinden oluşur böylece.

H: Evet elbette dinlerim. Ve evet ben de fark ettim bunu o yüzden bir araya geldik sanırım, umutluyum güzel bir şeyler çıkaracağımıza dair…

B: Tamam, en başta konuştuğumuz şekilde, acele etmeyelim yeterli. Çok zamanımız var, daha başlangıçtı ve tanışmaydı dün. Hepimiz aynı yerlerden yollardan yürümesek de ortada bir zamanda buluştuk, birbirimizi tanıyıp tanımamak, birlikte çalışıp çalışmamak da bizim elimizde. Bana, ekip lâzım. Elini tutup bırakmam demeden de yönetilme talebi olmadan yönetirken birlikte çalışma her zaman aklımdaki çalışma modeli. Bu dönem biraz planlamayla çözerim problemleri.

H: Dolu bir plan. Böyle bir ekip olabiliriz diye düşünüyorum.

B: herkes yetenekli de birleştirme kuvvet ve potansiyelini kullanıp hoşnutsuzluk ve huzursuzluk yaratmadan çalışırsak. Ve beraberken biz deyip ben şöyle yaparım böyle yaparım demeden, sevimli hoşça değerlenir vaktimiz.

H: Eve hiç uğramamış olmam gerekiyordu ama uğramak zorunda olunca seni bekletmek istemezdim beklediğin için teşekkürler. Muhakkak, kimse hoşlanmaz o yüzden gitsen daha çok içim rahat ederdi

H: Güzel açıklamışsın. Büyük şans iki benzer ruhun bir arada olması ve muhakkak besleyici olur. Seninle dost olarak iyi uyum yakaladık ama ötesine geçemez. Düşüncelerin ve duygularını anlayabiliyorum ve yakın da geliyor Berkay. Benzerliklerimiz var o yüzden ister istemez birbirimizi anlamamız kolay oluyor sanırım. Teşekkür ederim. Muhakkak yaş anlamında bir mesafe görmedim. Olgun bir insansın. Evet ben de öyle düşünüyorum sadece şans olamaz muhakkak bir sebebi vardır birbirimizden öğreneceklerimiz…

B: Beni yorma diyemeyeceğin kadar fazla, ben seni hem yaş hem toplumsal normlardan dolayı bir arada olamayacağımızı düşünemeyeceğin kadar az vakit geçirmeye başladığımızda, kalpsiz biri olarak değerlendirmeden birbirimizi, hem ortak üreteceğimiz proje mükemmele yaklaşacak hem de önümüze yeni kapılar açılacak. Ben herkesten hoşlanmam, herkes de benden hoşlanmaz. Ama yanyana ama birlikte, fırsat buldukça kaçmayalım birbirimizden. Başka bir talebim yok Hilal Hanım, olacak olan olur, yaşanacak varsa yaşanır. Ben tesadüf derim, siz tevafuk, ama her neyse aynı ekipte bulunmamız ve doğal olarak tanışmamız sadece şans değildir.

H: Yaşam tarzıyla alakalı şeyler beni olumsuzluğa itiyor. O yüzden karşılıklı hayal kırıklığı yaşamamak adına önlem alıyorum belki doğru belki yanlış düşünüyorum bu konuda emin değilim tabi. Zamanla daha net anlarım.

B: tamam ben de anlaman adına yardımcı oluyorum, hayatımızı kumarda kazanmadık her ikimiz de yaşıyoruz diğerleri yaşamaya çalışırken. Tütün ya da kapalı paket sigara ve alkol tadında bırakınca güzel geliyor yoksa keyif dışında kendimi zehirlemek bana pek uymaz. Soyumuzda var ama, baba tarafımdaki büyüklerimizin pek çoğunu kanserden kaybettik ve her ne kadar benzer alışkanlıklara sahip olsam da evlenmeyi düşünecek kadar samimiyeti yakaladığım 2 kız arkadaşım oldu bir şekilde bitti, hiçbir bağlantımız kalmadı. Günü, gününde yaşarken, sevmediğim birileriyle takılmayı hiç onaylamıyorum bireysel samimiyet ve saçını koklamadığım bir kadın, hem de öperken karşılıklı aynı ya da benzer tat almadığımız hiçbir kadınla aramızda bir şey olmaz. Aldatmam ki çok aldatıldım 28 yaşıma kadar diyebilirken, aynı anda birden fazla işi yapabilme kabiliyetim çocukluk alışkanlığım ama bunu insanları kandırmak amaçlı kullanmadım hiç. Hiç alkol tütün kullanmayan ve aynı zamanda hayattaki her adımını kendi atan sevgilim olmadı ya annesi ya babası problem yarattı çoğunlukla. Ben de bıraktım peşlerini. Kalpten bir şekilde inanıyorum ki, her ikimizde kendi özgür irademizin yanında bir yaratıcının varlığına inanıyorsak bu aşk mıdır, hoşlantı mıdır arada midemizde kelebekleri uçuşturan çocukça heyecan, bizi bir araya getirdiyse, kolay kolay koparamaz da birbirimizden. Sevmediğim kimseye seni seviyorum diyemem, ama senden aşırı şekilde hoşlanıyorum, yalan söyleyemem

H: Rica ederim bu güzel duyguları yaşamaktan keyif aldım ben de teşekkür ederim.

B: Bir noktadan sonra birbirimize öylesine alışacağız ki aileler tanıştığında neredeyse hiç problem kalmayacak. Çünkü seven ne yapmaz. Günübirlik değil ömürlük olsun aramızdaki duygu ve enerji akışı.

H: Ben de emin sayılırım seninle böyle bi enerjiyi yakalayacağımızı düşünmemiştim ama artık çok daha yakın.

B: 1 Ekim seninle miladımız, ayrıca hicri takvime göre 9 Ekim, yani dün, 26 Eylül 1439’daki doğmadan yaklaşık yarım yüzyıl önceki doğum günüme denk düşerken; bu yıl 26 Eylül de kâdir gecesine denk düştü. Ailemle bir pasta bir mum üflemiştik, yetti, şimdi, seninle güzel günlere odaklıyım.

H: Bir tarafımın karanlık olduğunu düşünürdüm ama o karanlıkta kalan kısmı da aydınlatacak eşdeğerimi bulmuş olduğumu hissettiriyorsun tabi biraz daha zamanla bundan emin olabilirim

B: Ben zararlı biri değilim. En çok kendimi besledim hem çevresine hem kendine yararlı biri olmak adına, yoksa sıradan sokak serserisi olunabilirdi, hayat beni biraz stratejik düşünmeyle, plansız programsızken seninle buluşturdu. Bu hafta sana ve bana özel milâdımızın devamı adına çok önemliydi, hiç yanılmadım hiç yanıltmadın beni biraz beklemek dâhi gücüme gitmedi, buluşabilme ve sarmaş dolaşken de değilken de birbirimizi dağıtmadık senin deyiminle, benim deyimimle ben seninle büyürken sen biraz çocuklaştın, ben çocuklaşınca sen olgunlaştın. Ki adına ne dersen de ben ne dersem diyeyim; aşk bu bence ki çok fazla değişken var sen sordun dün kaç bilinmeyen var diye. 2 boyutlu bir düzlemde 3 boyut etkisi yaratabildiğimizde eserler sanata yaklaşıyor en temel kuramlarda bile böyle. X, y ve z düzlemlerinde ben önceki haftaki fizik etkinliğinde 3 boyutu da değiştirdim. Sen tek bir boyuta baktın belki ama bizim prizmadan yansıyan ışınlarla buluşmamız bile boyutlar arasında zihnimin içinde benim kendimi bilmemden dolayı kendimden şüphe etmemi dün 21.21’den 15 dakika önce sana sarılmama müsaade edip kendini kollarımda nasıl güvende hissettiğini sen şaşırsan da kendi zihninde hayal ederken düşün bakalım yalnızken. Boşu boşuna yaşanmıyor hiçbir ân. İnandırmak için çabalamıyorum. Yaşarken beni ben de seni yaşarken, toplumsal olarak kalitemizi ortaya dökerken öyle basit bir şekilde hiçbir zor veya kötü duruma boyun eğmeden nasıl devam edeceğimizi birlikte devam eden yolculuğumuzu sürdürebilir ve daim kılacağız diye düşünüyorum

Haddimi hiç aşmadım demiyorum. Ama ülkeyi yönetenlerden bir gıdım bile memnun değilken, sepetçiler Günyüzü’nde, sanatsa diplerdeyken ben de derinlere daha fazla alıştım.

Zor zamanlarda dik durmak için bile slogana ihtiyaç duyan bir lider benim liderim değil ki hâlen hayatı, filmleri, sokak ve insanları okumaya devam ediyorum. Liyakat en tepede yoksa yazık deyip geçmek olmuyor.

Hem de hiç olmuyor. Benim potansiyelimde yapabileceklerimin limitini bilmem, bu ülkede yıllar önce saatleri ayarlama enstitüsünü yazan yazarın; “bu ülke, gençlerine kendinden başka bir şeyle meşgul olmasına müsaade etmiyor.” minvalindeki sözüyle bilinçli davranmama ve bütün yapacaklarımı bildiğini varsayanlara karşı hep beklemedikleri ânda yaptıklarımla ya da hiçbir şey yapmıyormuş gibi dururken birden fazla şeyi eş zamanlı bitirip sunmadan, daha fazla düşünmeme neden oluyor.

Bu noktadan sonrasına dair çok şey yazılabilir. Ancak, bireysel olarak yalnız başına tanımlama ve tamlamalarla yoluma devam etmek mantığıma daha çok hitap ediyorken ve o’nun da benim de tekken daha iyi insanlar olabildiğimizin farkındayım demekteyim. “Çıkmaz sokakta geri geri hareket etmenin” de durmak değil harekete dair olduğuna dair yazanlardan ilham alarak, ilham olacak şekilde en baştan başlamalıyım.

Başka dillerde olduğu gibi, tamlama, Türkiye Türkçe’ sinde de yargı taşımayan en küçük söz birliğidir ve tamlamalar tek bir sözcük gibi görünürken, cümlede yargının tamamlanmasını sağlayan öznenin niteliklerini daha da belirginleştirir. Dilin çözümlenmesi bütünüyle olmasa bile, büyük ölçüde sözdizimi sorunlarının açıklığa kavuşmasına bağlıdır. Söz diziminin, dolayısıyla tümcelerin incelenmesi, günümüzde de güncelliğini korumaktadır.

“Doğrusu pek az insanın dayanabileceği sıkıntılar çektik.” Kurtuluş Savaşı döneminde Atatürk’ün yaverliğini yapan Falih Rıfkı Atay’ın Zeytindağı kitabında söylediği bir cümleyse de hem o zamanlar hem şimdi de bizler ancak “ne iyi adamlarmış, kaba söylüyorlar ama ne dövüyorlar ne de taş atıyorlar” dediklerinden olabiliriz. Çünkü, çok zengin olmasak bile, tutumlu insanlar olmaya özen gösterip, kaldığımız evler içinde bolluk olsun isteyenlerdeniz.

Bu noktada önceki yazılarımdan birkaç bağlantı daha bırakıp, noktalayacağım 10 Haziran’da yazdığım bu yazımı da:

“Özne – Nesne” – gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından (onurberkaysuicmez.wordpress.com)

Potansiyel akıl; Pozitif etkileşim, Profesyonel benlik – gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından (onurberkaysuicmez.wordpress.com)

Dil Meselesi ve Direkt Mesaj – gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından (onurberkaysuicmez.wordpress.com)

Kendi Ekseninde Dönen İnsanlar ve Lokum – gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından (onurberkaysuicmez.wordpress.com)

Teşekkür. – gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından (onurberkaysuicmez.wordpress.com)

“Devrim televizyonlardan yayınlanmayacak” epiloğunu yani başlangıç bölümünü, “ütopyalar güzeldir (1993)” – ferhangi şeyler versiyonunu anlamak ve hayat denilen oyunu kavuksuz oynamak – gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından (onurberkaysuicmez.wordpress.com)

“Sanat, yaşamın kendisidir, yorumudur, özümsenmesidir.”[4]

“Romanlarda, hikayelerde insanlar ve yaşadıkları serüvenler vardır.”[5]

Etmek, eylemek, olmak sözcükleri yardımcı eylem olmakla birlikte bazen cümlelerde yalnız başına kullanılır bazen de yüklem olur. Ben istemezdim benden ayrılmasını, çünkü “Kim ister türküleri besleyen perişan halin süre gitmesini, makine dururken ellerin, gözlerin aşınmasını, türküyle avunup, kilim üstüne oturmasını.”[6]


[4]             Oktay Akbal, Temmuz Serçesi. Istanbul: 1978. s.10

[5]             Oktay Akbal, Temmuz Serçesi, Istanbul: 1978. S.12

[6]             Sabahattin Eyüboğlu. Sanat Üzerine Denemeler. Istanbul: 1974. s. 501


Birlikte sevebileceğimiz şarkılar – I – Onur Berkay SUİÇMEZ


gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

“Kendimden şüphe etmememi sağlarken, şüphe etme kendinden.” için 3 cevap

  1. […] kültürel encinııring ve a-gri kültürel encinııring “bir deniz biriktirdim” demiştim “gece mavilerinden” Modern Futbol ve ANTIFA Lağım Farelerine karşı Ninja Kaplumbağalar Kendimden şüphe etmememi sağlarken, şüphe etme kendinden. […]

    Beğen

  2. […] Kendimden şüphe etmememi sağlarken, şüphe etme kendinden. – gündüzleri geceymiş gibi ● y… […]

    Beğen

sizler için “algoritmalara bağlı özgür irade”, benim içinse “algoritmalara bağlı olmayan özgür irade” ya da kısaca özgür irade. – gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından için bir cevap yazın Cevabı iptal et

gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin