


kardeşim, babam ve ben (11 Ağustos 2024 – Sivas deplasmanı, Trabzonspor deplasman tribünü)
ONUR BERKAY SUİÇMEZ
13 Ağustos 2024 – Ankara
bugünlerde halka karşı mikro ve yumuşak politikalar seyretmeyeceğini her şekilde bize yansıtan iktidara karşı, hem nefes hem nefis depolarımı doldurmuş bulunmaktayım.
yani diyorum ki, siz kalabalıklaşın, biz tek başına yürümekten korkmuyoruz, çakarlı arabalar kullanmıyoruz, kullanmayacağız da. hitlerin itleri çoğaldığında ben keyifleniyorum. çünkü temsil ettikleri herhangi bir kimse yok. cumhurbaşkanlığı koltuğunu işgal eden tayyare yattara’nın tırnağı bile olamazmış ki futbolu sporu/sporcuları şekillendirsin.
önceki yıl trabzonspor – basel maçının tamamını bulabiliyorsanız tekrar seyredin derim. tapınak şövalyeleri bile bize karşı ne yapacağını şaşırmıştı ve hakemleriyle elediler. bu yıla bakınca gördüğüm en kötü olasılık yine teröristlerini bizim başımıza sarma ihtimalleri.
hangisi denk düşerse önüme ne ak-gezenini tanırım, ne milliyetçi hareket nedir bilmiyen hakaretlerin hepsini hak eden particilerinden ne de bölücü kürtlerinden.
hep ben ben ben demeyeceğim, ama biz olmak için ben olabilen birkaç arkadaşım farkına varsa yeterli. eğer ben 2015’te eskişehir’deki anadolu üniversitesi iletişim bilimleri fakültesi’nde sinema – televizyon okumaya başlayıp inzivaya çekilmeseydim ve o dönem ankara’da kalsaydım, o dönemki devlet destekli terör saldırıları yüzünden ne ben sağ kalmıştım, ne ailem, ne de arkadaşlarım.. ben koruduğumu bilirim, ama siz korunduğunuzu bilmezsiniz. bugün öğrenmiş olunuz benim sayemde, sağlıklı ve devleti terör örgütleriyle şekillendiren ak gezenlere hiçbir şekilde itibar etmeden gelicekteki güzel günlere, bugün de ankara’dan sağ salim selamımı çakıyorum.
“Sinema ve Televizyon” çalışmaları neden bireysel bir iştir ya da olmalıdır? eğer bireysel çalışmalar, ekip gerektiğinde başkalarına herhangi bir anlam ifade etmiyorsa o zaman neden insanlar ekranlar aracılığıyla kendi evleri için bir cevap yazın Cevabı iptal et