özellikle, başkentte yaşarken; “eskiden sevdaluği korka korka yaparduk. Allah korurdi bizi; üç kaful bir atlarduk.”


ONUR BERKAY SUİÇMEZ

22.11.2025 – ANKARA


Başlıkta belirttiğim; sevdiğim bir Karadeniz şarkısının sözleriyken, bu yazımın sonuç aşamasına geldiğinizde hem ilk olarak paylaştığım şarkının, hem de son olarak paylaştığım şarkının sözlerini ve ezgisini tekrar yorum olarak yorumlanmış bir şarkı olduğunu fark edin diye önceden bir belirtici olarak buraya yazıyorum.



Herhangi bir şehrin herhangi bir semt takımının değil memleketimin takımı olan Trabzonspor’un destekçisi olarak büyürken; başkent Ankara’da doğup yaşarken; bugünkü ilk yazımda konu olarak önceliği Ankara takımlarının Istanbul hegemonyasına direnişini kısaca özetlemeye çalışıp, sonrasında da akşamki lig maçında Gençlerbirliği’ne Galatasaray deplasmanında başarılar dilerim. Çünkü, bu yıl da siyaset ve rakamsal çoğunluk o takımlı diye niceliksel hareketliliğin yükselmesiyle gelen niteliksiz bir kitlenin kanser gibi büyümemesi için ileriki yıllarda da şampiyonluğun Istanbul’un dışındaki kulüplere geçmesi şart diye düşünüyorum.

Ankaragücü ve Gençlerbirliği, Türk futbolunun en eski ve köklü kulüplerinden ikisi olarak, Ankara’yı uzun yıllar Süper Lig’de birlikte temsil etmişlerdir. Özellikle 1989’dan 2012’ye kadar geçen yaklaşık 23 sezon boyunca, iki takım da üst ligde eş zamanlı olarak mücadele etmiş ve sadece Ankara futbolunun değil, Anadolu kulüplerinin de İstanbul’un üç büyükleri (Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray) karşısında önemli bir güç oluşturduğunu göstermiştir. Bu süreçte her iki kulüp de zaman zaman ligde ve Türkiye Kupası’nda üç büyüklerden puan veya galibiyet alarak, Anadolu’nun rekabetçiliğini gözler önüne sermiştir. Ankaragücü’nün 1981’de Türkiye Kupası’nı kazanıp Avrupa kupalarına katılması ve Gençlerbirliği’nin 2000-01 sezonunda Türkiye Kupası’nda finale çıkması, bu kulüplerin başarılarındaki önemli dönemeçlerdendir.

1990’lı ve 2000’li yıllarda, Ankaragücü ve Gençlerbirliği’nin üç büyüklerle oynadığı maçlar, sadece rekabet açısından değil, aynı zamanda Ankara futbolunun Türkiye genelinde ne kadar etkili olabildiğini gösteren örnekler olmuştur. Bu dönemde, iki kulüp hem ligde üst sıralara oynamış hem de Türkiye Kupası’nda çeyrek final, yarı final gibi kritik aşamalara ulaşmıştır. Özellikle kadro derinliği, teknik direktör tercihleri ve altyapı politikaları sayesinde, İstanbul’un dev kulüpleriyle başa baş mücadele edebilmişlerdir. Bu rekabet, Anadolu kulüplerinin sadece seyirci değil, aynı zamanda başarı ve istikrar açısından da Türk futbolunda önemli bir yere sahip olabileceğini ortaya koymuştur.

Ankaragücü’nün 2012-13 sezonunda PTT 1. Lig’den 2. Lig’e düşmesi ve Gençlerbirliği’nin de benzer şekilde bir süre alt liglerde mücadele ettikten sonra tekrar Süper Lig’e yükselmesi, iki kulübün üst liglerdeki eş zamanlı rekabetini kesintiye uğratmıştır. Ancak bu döneme kadar olan süreç, Ankara temsilcilerinin Türk futbolunun zirvesinde uzun süre kalabildiğini ve İstanbul’un üç büyüğüyle mücadele edebilecek güçte olduklarını göstermiştir. Bu durum, futbolun Anadolu genelinde gelişmesi ve altyapı yatırımlarının artması açısından da bir örnek teşkil etmiştir.

Sonuç olarak, Ankaragücü ve Gençlerbirliği’nin yaklaşık çeyrek asırlık eş zamanlı üst lig rekabeti, Ankara futbolunun altın çağı olarak değerlendirilebilir. Bu dönem, Türk futbolunda rekabetin yayılımını sağlayarak farklı şehirlerin spora olan ilgisini artırmış, Anadolu kulüplerinin rolünün ve potansiyelinin somut bir göstergesi olmuştur. Ayrıca, bu süreçte Trabzonspor’un şampiyonlukları İstanbul takımlarının hegemonyasına karşı Anadolu’nun da söz sahibi olabileceğini kanıtlamış, futbolun ülke geneline yayılmasına katkı sağlamıştır.




gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

“özellikle, başkentte yaşarken; “eskiden sevdaluği korka korka yaparduk. Allah korurdi bizi; üç kaful bir atlarduk.”” için bir cevap

  1. […] Trabzonspor’un “Paraya Karşı, Emeğin Savaşı” Mottosu ve İstanbul’un Üç Büyükleriyle Olan Rekabetinin Temelleri dünüm beklendik ve çok güzeldi. gelecek yılki festivâle belki benden de bir kısa çıkar. özellikle, başkentte yaşarken; “eskiden sevdaluği korka korka yaparduk. Allah korurdi bizi… […]

    Beğen

Yorum bırakın

gündüzleri geceymiş gibi ● yeşil dallarız dünya ağacından sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin