Onur Berkay SUİÇMEZ
04 Ekim 2026 – Ankara
Utopia Dizisinde Biyopolitika, Nüfus Yönetimi ve İdeolojik Meşruiyet
Utopia (2013-2014), modern iktidarın yaşam üzerindeki müdahale biçimlerini, nüfus politikalarını ve bu politikaların ideolojik meşrulaştırılma süreçlerini konu edinen distopik bir televizyon anlatısıdır. Dizinin temel çatışması, küresel kaynakların tükenmekte olduğu ve insan nüfusunun sürdürülebilir sınırları aştığı varsayımından hareket eden The Network adlı gizli örgütün faaliyetleri etrafında şekillenmektedir. İnsanlığın geleceğini koruma iddiasıyla hareket eden bu yapı, biyolojik yaşamı kontrol altına almayı amaçlayan müdahaleleri meşru ve zorunlu olarak sunmaktadır. Bu bağlamda dizi, yaşamın yönetimi, nüfusun düzenlenmesi ve bireysel hakların kolektif fayda adına sınırlandırılması gibi meseleleri tartışmaya açarak biyopolitika eksenindeki güncel tartışmalara önemli ölçüde katkı sunmaktadır. Dizinin iki sezon ve on iki bölümden oluşması, anlatının bu temaları sistematik biçimde işlemesine olanak sağlamaktadır.
Dizinin merkezinde yer alan nüfus sorunu, öncelikle Michel Foucault’nun biyopolitika kavramsallaştırması aracılığıyla okunabilir. Foucault’ya (2015) göre modern iktidarın karakteristik özelliği, yalnızca hukuki egemenlik veya baskı mekanizmaları üzerinden işlememesi, aynı zamanda yaşam süreçlerini düzenleyen ve yöneten teknikler üretmesidir. Bu anlamda biyopolitika, doğurganlık oranlarından sağlık politikalarına, salgın hastalıklardan yaşam beklentisine kadar uzanan geniş bir alanın siyasal müdahalenin nesnesi hâline gelmesini ifade etmektedir. Dizide The Network tarafından geliştirilen stratejiler de nüfusu yönetilebilir ve hesaplanabilir biyolojik bir kategori olarak ele almaktadır. Buna göre insanlığın karşı karşıya olduğu temel tehdit savaşlar veya siyasal çatışmalar değil, kontrolsüz nüfus artışıdır. Bu nedenle örgüt, küresel ölçekte uygulanacak biyolojik müdahaleleri kaçınılmaz bir çözüm olarak değerlendirmektedir. Böylelikle yaşamın korunmasını amaçladığını iddia eden söylem, yaşamın doğrudan kontrol edilmesini mümkün kılan yeni bir iktidar mantığı üretmektedir.
Foucault’nun geliştirdiği biyopolitika yaklaşımında dikkat çekici olan nokta, iktidarın öldürme hakkından çok yaşatma ve düzenleme kapasitesiyle tanımlanmasıdır (Foucault, 2011). Ancak Utopia, yaşamı korumayı amaçlayan bu yönetimsellik biçiminin aynı zamanda dışlayıcı ve şiddet üretici sonuçlar doğurabileceğini göstermektedir. İnsanlığın geleceğinin güvence altına alınması adına yürütülen biyolojik planlama, bireylerin bedenlerini ve üreme haklarını siyasal müdahaleye açık nesnelere dönüştürmektedir. Böylece dizi, biyopolitik yönetimselliğin yalnızca koruyucu değil, disipline edici ve dönüştürücü boyutlarını da görünür kılmaktadır.
Utopia’da The Network’ün mantığı tam da bu noktada görünür hâle gelmektedir. Örgüt, insanlığın büyük çoğunluğunun geleceğini garanti altına almak amacıyla belirli bireyleri araçsallaştırmakta ve onların yaşamlarını hesaplanabilir değişkenler olarak değerlendirmektedir. Dolayısıyla yaşam, korunması gereken etik bir değer olmaktan çıkarak yönetilmesi gereken biyolojik bir kaynak hâline dönüşmektedir.
Dizinin eleştirel yaklaşımı yalnızca biyolojik yaşamın yönetimiyle sınırlı değildir. Anlatı aynı zamanda bu yönetim biçimlerinin nasıl meşrulaştırıldığını da göstermektedir. Bu noktada Louis Althusser’in (2014) ideolojik devlet aygıtları yaklaşımı açıklayıcı bir çerçeve sunmaktadır.
Althusser’e göre ideoloji, bireylerin dünyayı algılama biçimlerini şekillendirirken toplumsal düzenin yeniden üretimine de hizmet etmektedir. Özellikle eğitim kurumları, medya kuruluşları, bilimsel otoriteler ve bürokratik yapılar bu sürecin başlıca aktörleri olarak işlev görmektedir. Dizide sağlık kurumlarının, ilaç şirketlerinin ve devlet bürokrasisinin ortak biçimde hareket etmesi, ideolojinin yalnızca söylemsel düzeyde değil kurumsal düzeyde de üretildiğini göstermektedir. Böylece bilimsel bilgi ve uzmanlık söylemi, tarafsız bilgi üretiminden ziyade belirli siyasal amaçların gerçekleştirilmesine hizmet eden araçlar olarak sunulmaktadır.
Öte yandan dizideki ideolojik yapı, Slavoj Žižek’in ideoloji çözümlemeleri ışığında daha derinlikli biçimde yorumlanabilir. Žižek’e (2008) göre ideoloji yalnızca gerçekliği gizleyen yanlış fikirlerden oluşmaz; bireyler çoğu zaman sistemin işleyişini bilmelerine rağmen bu işleyişi sürdürmeye devam ederler. Utopia’daki karakterlerin önemli bir kısmı,
The Network tarafından geliştirilen planların etik açıdan sorunlu olduğunun farkındadır. Buna rağmen küresel felaket ve insanlığın yok oluşu söylemi karşısında söz konusu planlar kaçınılmaz ve rasyonel seçenekler olarak görünmektedir.Böylece ideoloji, bireyleri aldatmaktan çok belirli müdahalelere rıza göstermelerini sağlayan bir işlev üstlenmektedir. Kriz ve güvenlik söylemlerinin sürekli yeniden üretilmesi, olağan koşullarda kabul edilemeyecek uygulamaların meşrulaştırılmasına katkıda bulunmaktadır.Sonuç olarak Utopia, biyopolitik iktidarın yaşamı düzenleme teknikleri ile bu tekniklerin ideolojik temelleri arasındaki ilişkiyi görünür kılan eleştirel bir anlatı olarak değerlendirilebilir.
Dizi, yaşamın korunması söylemi altında nüfusun siyasal müdahalenin nesnesi hâline gelmesini ortaya koyarken (Foucault, 2011, 2015), kolektif fayda adına bazı yaşamların gözden çıkarılmasını egemenlik mantığının bir sonucu olarak sunmaktadır (Agamben, 2013). Bunun yanında bilimsel bilgi, bürokrasi ve medya aracılığıyla işleyen ideolojik süreçleri görünür kılmakta (Althusser, 2014) ve bireylerin bu süreçlere nasıl rıza gösterebildiğini açıklamaya imkân tanımaktadır (Žižek, 2008).Bu nedenle Utopia, çağdaş biyopolitik yönetimsellik biçimlerinin ve ideolojik iktidar mekanizmalarının kültürel temsillerini inceleyen çalışmalar açısından önemli bir analiz nesnesi olarak değerlendirilebilir.
Kaynakça
Althusser, L. (2014). İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları (A. Tümertekin, Çev.). İthaki Yayınları
Foucault, M. (2015). Toplumu Savunmak Gerekir: Collège de France dersleri (1975-1976) (Ş. Aktaş, Çev.). Yapı Kredi Yayınları.
Utopia. (2013-2014). [TV dizisi]. Kudos Film and Television; Channel 4.
Žižek, S. (2008). İdeolojinin Yüce Nesnesi (T. Birkan, Çev.). Metis Yayınları.
Yorum bırakın